Psikolojilerimiz siyasi görüşlerimizi nasıl etkiliyor?

Psikoloji siyasi görüşleri nasıl etkiliyor? Amerikan halkındaki liberal ve muhafazakar düşünce yapısını psikolojik açıdan ele alan bilim insanları şaşırtıcı sonuçlara ulaştı. Özgün hali Business Insider’da yayınlanan araştırmayı Karar Gazetesi’nin çevirisinden de yararlanarak alıntıladık.

“Bilim adamları bireyi liberal ya da muhafazakar kılan temel psikolojik farklılıkları keşfettiler.” Bu başlık bile felsefede bin yıllardır tartışılan insanın özgürlüğü tartışmasını alevlendirecek cinsten. Ancak şurası gerçek ki, “siyasi fikir ve tarafını kendi özgür iradesiyle seçtiğini düşünen, hatta içinde yetiştiğimiz çevreyle zıt siyasi fikirlere sahip olan bireylerin bile hep aklının bir köşesinde “acaba?” sorusu yer alır; ancak yine de o bildiği düşünme şeklini yine de değiştiremez. Neden?

Neden daima belirli biçimlerde düşünmeye, siyasi-sosyal-ekonomik olayları genellikle aynı pencereden görme, anlamlandırma ve değerlendirme alışkanlığını bir kenara bırakamayız?

Düşünme alışkanlıklarımıza aykırı, kabullerimizi sarsacak olay ve gelişmeleri bu nedenle kolay kabullenemeyiz; ya altında bir bit yeniği arar ya da görmezlikten geliriz. Yoksa özgür fikirli bireyler olduğumuz iddiası boş mu? Yoksa şu ya da bu dünya görüşü, siyasi fikir, hadi o meşhur terimle söyleyelim, paradigma bir şekilde nüfuz ettikten sonra özgürlük hikaye, akıl ne verirsen ver hep aynı şeyi çıkartan bir makine mi?

Ben şahsen bu sorulara cevap bulma umuduyla yukarıda söz ettiğim alıntıyı büyük bir merakla okuyacağım. Tabii ki, her şeye cevap bulamayacağımın farkındayım. Ancak en azından siyasi tercihlerimizin altında yatan psiko-sosyal etkenleri bir derece görme ümidindeyim. Bakalım kendimle ilgili yeni bir şey öğrenebilecek miyim?

Politik olarak, Amerikalılar her zamankinden daha bölünmüştür.

Hükümet daha önce hiç olmadığı kadar ırk, göç, ulusal güvenlik ve çevre koruma konularında sorunları nasıl ele alması gerektiği hakkında fikir birliğine varmaktan uzaktır.

1990’lı yıllarda yapılan anketlere göre, 2016 yılındaki başkanlık seçiminden sonra Amerikan halkının siyaseten her zamankinden daha da bölünmüş bir durumda olduğu konuşuluyor. Mesele ırk, göçmen ve ulusal güvenlik politikaları olunca, hükümetin bu sorunları nasıl idare edeceği konusunda her zaman olduğu gibi fikir ayrılıkları ortaya çıkıyor.

Pew Araştırma Merkezi’nde yapılan çalışmada,  ABD’nin siyasi bölünmelerinin yaş, eğitim, cinsiyet ve ırk gibi temel demografik çizgilerdeki bölünmeleri aştığını belirtiyor.

Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz Ocak ayında Rusların Twitter üzerinden Amerikan seçmenini etkilemeye çalıştığı ortaya çıkmıştı. Ancak Rusların bu konuda ne kadar etkili olduğu bilinmiyor.

Bilim insanları, muhafazakar ve liberal seçmenlerin nasıl etkilendiğini, onları siyasi meselelerde yönlendiren şeyin ne olduğunu ortaya koydu. Farklı siyasi görüşleri olan insanlar arasındaki psikolojik farklılıkları araştıran uzmanlar, şu 10 ilginç sonuca ulaştı:

Korkmak sizi daha muhafazakâr kılar.

On yıllar boyunca yapılan araştırmalar, insanların tehdit altında ve korktuğunda kendilerini daha muhafazakar hale getirdiğini gösteriyor.

Terörizmin tehdidi herkesin daha az liberal olmasını sağlıyor – araştırmacılar bunun 9/11 sonrasında özellikle doğru olduğunu fark ettiler. O sırada ABD muhafazakâr bir değişim geçirdi ve Amerikalılar askeri harcamalar ve Başkan George W. Bush için artan destek görüyorlardı.

Siyasi eğilimleri korkudan etkilenenler sadece Amerikalı değiller. Beş farklı ülkede yürütülen bir araştırmanın 2003 yılı değerlendirmesi, 22 ayrı teste bakarak korkunun muhafazakâr bakış açılarından beslediği ve bunun evrensel olduğu gerçeğini buldu.

Muhafazakâr bir beyin, liberal bir dünyadan çok farklı alanlarda daha aktiftir.

Beyin taramaları, kendini muhafazakar olarak tanımlayan kişilerin, beyindeki korkuyu ifade etme ve işleme ile ilişkili bir alan olan amigdalalarının daha büyük ve daha aktif olduğunu gösteriyor. Bu, korku duygularının insanları daha çok sağa eğdirdiği fikriyle aynı düzlemdedir.

2013 yılında yapılan bir çalışmada, muhafazakâr beyinler, liberallerden daha fazla risk altındayken sağ amigdalalarında daha fazla aktiviteye sahip olma eğiliminde oldukları gösterildi.

Kendinizi güvende hissetmek ve güç kazanmak sizi daha liberal hale getirebilir.

Yale psikologlarının 2017 yılında yayınladığı araştırma, endişelerinden arınan insanların düşüncelerinin liberal görüşlere kayabileceğini ortaya koydu. Araştırmanın yazarları yaptıkları çalışmanın sonuçlarında, insanların kendilerini güvende hissetme ihtiyacı, kısmen de olsa, onların muhafazakar görüşlerini etkilediğini belirtti.

Araştırmacılar, araştırma sonuçlarının “muhafazakâr görüşlerin, en azından kısmen, halkın güvende hissetme ihtiyacı tarafından yönlendirildiğini” gösterdiğini belirtti.

2016 yılında Northwestern Üniversitesi’nde yapılan araştırmada,muhafazakarların daha düzenli düşünme kalıpları sergiledikleri, liberallerin fikirleri ise bir anda ortaya çıktığı saptandı.

Beyinde aniden parlayan bir ampul gibi ‘aha’ anları yaşayan liberallerin muhafazakarlardan daha akıllı olduğu savunulabileceği ancak bunun doğru olmadığını söyleyen uzmanlar, muhafazakarların düşünce sistemi daha esnek ve adım adım ilerlediğini söylüyor. Bu durumun, liberallerin ve muhafazakarların problemlerini farklı yollarla çözdüklerini gösterdiği belirtildi.

Araştırmanın öncü yazarı Carola Salvi,‘‘muhafazakarların daha yapılandırılmış ve kalıcı bir algısal stilleri var’’ dedi.

Nebraska Üniversitesi’nin araştırmacıları 2010 yılında, muhafazakarların ve liberallerin Dünya’yı fiziksel olarak farklı gördüklerini saptadılar.

Bilim insanları bu sonuca şu şekilde ulaştı:

Her katılımcının bilgisayar ekranında bir nokta belirlemesi, oraya odaklanmaları ve ekranda belirecek olan topu bulmaları istendi. Daha sonra, topu göstermeden önce ekranda dikkat çekici bir insan yüzü göründü. Ekrana çıkan sanal yüzün gözleri sürekli sağa sola bakıyordu.

Katılımcılar topu aramaya mı koyulacak yoksa sürekli dolaşıp duran bakışları mı izleyecek? Uzmanlar bu sorunun cevabı için katılımcıları izlemeye başladılar.

Liberal katılımcıların sürekli dolanan gözlere takılı kaldığını, buna karşın muhafazakarların da hala topu beklediklerini fark ettiler.

Araştırmanın öncü yazarı Michael Dodd, ‘‘muhafazakarların bakışlara tamamen tepkisiz kalacaklarını beklemiyorduk’’ diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

Araştırmacılar, ‘‘insanlar siyasi muhafazakarlığı, korkuyu, endişeyi ve belirsizliği azalttığından dolayı benimsiyorlar’’ diyerek değişikliğin, bozulmanın ve muğlaklığın insanı kısmen de olsa muhafazakarca düşünmeye ittiğini açıklıyor.

1980’li yıllarda yapılan araştırmalar, liberallerin ve muhafazakarların müzik ve sanat anlayışlarının da birbirinden farklı olduğunu ortaya koyuyor.

Muhafazakarlar daha basit tablolar, kulağa aşina gelen müzik ve muğlaklıktan uzak metin ve şiirler tercih ederken, libarellerin kübist ve daha soyut sanattan hoşlandıkları belirtiliyor.

Bu bulgular daha 30-40 yıl öncelerine dayanmış olsa bile, 1997, 2010 ve 2015 yıllarındaki araştırmalar 1980’li yılların araştırmalarını destekler nitelikte.

Time dergisinin 2014 yılında yaptığı online ankete göre, derginin muhafazakar okuyucuları Metropolitan Sanat Müzesi yerine Times Meydanı’nı ziyaret etmeyi tercih ettiklerini ortaya koydu. Anketten çıkan sonuç, muhafazakarların belirsizlikten kaçınma eğiliminde olması ve belirsizlikten hoşlanmaması, diğer araştırmaların sonuçlarıyla uyuşuyor.

Liberaller kendilerini şefkatli ve iyimser olarak nitelendirirken, muhafazakarlar için onur ve din kavramları ön plana çıkıyor.

1980 yılında, lise öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırmada, muhafazakar öğrenciler kendilerini sorumlu, organize, başarılı ve hırslı kelimeleriyle tanımlarken, liberal olanlar kendilerini sevecen ve hassas kelimeleriyle tanımlamaya eğilimli oldukları ortaya çıkmıştı.

Bu sonuçlar, 1980’li yılların çocukları ile bugünün yetişkinleri arasında pek fark olmadığını gösteriyor. Pew Araştırma Merkezi’nin 2014 yılında yetişkinler üzerinde yaptığı araştırmada, liberallerin kendilerini güvenilir, şefkatli, neşeli ve iyimser olarak gördükleri ortaya çıkarken, muhafazakarlar için onur, görev ve din kavramları ön plana çıkıyor.

2015 yılında yapılmış bir çalışmada, ‘Stroop’ denen bir test üzerinden liberal ve muhafazakar öğrenciler hakkında değerlendirmeler ortaya konuldu.

Muhafazakar öğrencilerin daha hızlı cevapladığı testin sonucunu uzmanlar, muhafazakar öğrencilerin ‘irade gücü’ kavramına inanma olasılığının daha yüksek olarak yorumlanabileceğini düşünüyor.

Araştırmalara göre, muhafazakarların merhamet duygularının alt sınıf insanlara karşı uyanma eğiliminde olduğu belirtildi. Liberallerin ise Dünyadaki diğer insanlara, uzaylılar gibi hayali sayılabilecek varlıklara ve doğaya karşı merhamet hisleri uyanıyor.

Karar – Business Insider

Sonuç: Epey bir şey öğrendim. Ancak sorumu biraz değiştirerek “irademiz özgür mü, yoksa zihinsel şablonlar ya da cebimizdeki para miktarı özgürlüğümüzü kısıtlıyor mu?” şeklinde sormaya devam ediyorum. Kararlıyım: ölmeden önce ya para bulacağım ya da sorulara kendimi iyice vereceğim.

Açık Lise Yazı ve Haberler

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın