Sözlük Nedir, Sözlük Türleri Nelerdir?

Sözlük Nedir, Sözlük Türleri Nelerdir?

Sözlük nedir, sözlük türleri nelerdir gibi sözlükler ve sözlük bilimi ile ilgili temel sorunların tartışıldığı Mehmet Kahraman‘ın İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi (Cilt 5, Sayı 8, 2016, Sayfa: 3288-3312)’nde yayımlanan “Sözlük Bilim Kuram, İlke ve Yöntemler Üzerine” başlıklı makalesinden bazı bölümlerin alıntıları aşağıda:…

Öz (Abstract) makalenin kısa bir özetini verdiği için olduğu gibi alıntıladık:

Dictionaries and Lexicography Theory, Principle and About the Methods: Öz (Abstract)

Bu çalışmada sözlük, sözlük bilim, sözlükçülük ve sözlük araştırmacılığı ile sözlük kuram, ilke ve yöntemleri ele alınmıştır. Türkiye’de çok sayıda sözlük ve sözlük bilim/sözlükçülük üzerine yapılan çalışma vardır. Bu yazılarda yer alan sözlük yapma, sözlük araştırma kuram, ilke, yöntem ve kuralları tespit edip bir araya getirerek değerlendirmek istiyoruz. Sözlük bilim çalışmaları genel olarak kuramsal ve uygulamalı olmak üzere iki koldan yürütülmektedir. Sözlük, sözlük bilim, sözlükçülük, sözlük türleri gibi terimler kavramsal olarak ele alınıp tanımları yapılmış, bilim insanlarının bu terimleri nasıl kullandığı ve nasıl tanımladığına dikkat çekilmiştir. Yüzyıllar içerisinde sözlük, sözlükçülük ve sözlük bilim içerik ve ilke ve yöntemler bakımından değişikliklere uğramış, eski sözlük tecrübelerine yenileri eklenerek kimi yeni ve farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu farklı görüşleri tespit edip bir araya getirip değerlendirmeye gayret edilmiştir.

Giriş




Sözlükler, bütün halkların, milletlerin dünya görüşünü, hayat  tarzını, gelenek ve göreneklerini görmek ve bilmek için en değerli kaynaklardan biridir. Sözlükler tarihî kayıt olarak geçmişin en büyük tanıkları ve en büyük söz hazineleridir. Her dil için bitmez, tükenmez hazine ve en kapsamlı araştırma alanıdır. Bütün milletlerin hayatında sosyokültürel değişimin, gelişimin izini sürmek için en değerli kaynak sözlüklerdir.

Son yıllarda Ülkemizde sözlük bilim konusunda geniş çaplı çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalar ağırlıklı olarak yayımlanan kitap, dergi ve makaleler ile düzenlenen ulusal ve uluslararası panel ve konferanslardan oluştuğu ifade edilebilir. Özellikle son zamanlarda üniversitelerin düzenlediği ulusal ve uluslararası konferanslar sayesinde alana büyük katkılar sağlanmaktadır. Bu bağlamda Kebikeç Dergisi, ‘‘Tarihi Türk Dillerinin Sözlükleri’’ başlığı altında yayımladığı sözlük dosyası (1998), Türkiye’de ve Dünyada Sözlük Yazımı ve Araştırmaları Uluslararası Sempozyumu(2010), Dil ve Edebiyat Dergisi, ‘‘Sözlük Özel Sayısı’’ ve en son olarak Hacettepe ve Osman Gazi Üniversitelerinde Sözlük Uygulama ve Araştırma Merkezilerinin açılması alana karşı duyulan büyük ilginin işareti sayılabilir.

Sözlük bilim veya sözlükçülük terimleri ile karşılanan sözlük yapma, yazma, araştırma inceleme çalışmalarını karşılamak üzere Türk  bilim adamları sözlükçülük, sözlükbilim terimlerini tercih  etmektedir. Ancak sözlük bilim kuramsal ve uygulama olmak üzere iki ana başlıkta ele alınmalıdır. Özellikle Doğan Aksan ve onun takipçileri sözlükçülük terimini kullanırken, batı dillerini bilen aydınlar ile Ahmet Kocaman’ın takipçileri sözlük bilim terimini tercih etmektedirler. Erdoğan Boz,‘‘Leksikografi Teriminin Tanımı ve Türkçe Karşılığı Üzerine’’ adlı makalesinde, dünyadaki sözlük ve sözlükbilim terimlerini örnekleriyle gösterip sözlük, sözlük bilim, sözlük bilgisi ve sözlükçülük terimlerinin karmaşaya sebep olacağını bunun yerine sadece sözlükbilim teriminin kullanılması gerektiğini belirtmiştir (Boz 2011: 9-14).

Ülkemizde sözlük ve sözlükçülük, sözlük bilim ve sözlük araştırmacılığı konusunu karşılayacak terimler konusunda fikri tartışmalar yürütüldüğü görülmektedir. Ancak araştırmacıların eserlerine bakarak, ortak terimin sözlük bilimi olduğunu ve bu terim üzerinde uzlaşıldığı ve ortak  terim olarak tercih edildiği söylenebilir(Usta 2010:93-94).

Sözlük

Bir dilin bütün sözcük ve deyimlerini veya belli bir alandaki özel sözcükleri ya da belli bir dönemde kullanılmış olan sözcük ve deyimlerini alfabe sırasıyla vererek anlamlarını veren, açıklayan, tanımlayan ya da bir başka dildeki karşılıklarını veren eserlere sözlük denir. Sözlüklere eski dile kamus ya da lügat denir. Herhangi bir metne, sözceleme ya da kitaba özel hazırlanmış kısa sözlüklere lügatçe/sözlükçe (glosary )denir.

Öncelikle sözlüğün yerli ve yabancı pek çok yazar tarafından farklı tanımları yapılmıştır. Bunlar sözlüğün kuramsal ve uygulama yönlerinden  doğan  kimi farkları öne çıkararak farklı tanımlara ulaşmışlardır. Bunlardan Sterkenburg (2003:4)’e göre ‘‘Sözlük, belli bir konuşma toplumunun konuşma alışkanlıklarından derlenen ve nitelikli bir okuyucunun her bir formu anlayacağı şekilde yazar tarafından üzerine yorum yapılan toplumsallaşmış dilbilimsel formların sistematik olarak düzenlenmiş listesidir ve ait olduğu toplum içerisinde o formun işleviyle alakalı olgular hakkında da bilgi sahibidir.

Sözlüğün farklı tanımları

Sözlük, bir toplumun düşünce ve kültürel birikimini ifade eder. Sözlük, bir veya birden çok dilin temel söz varlığını genel veya özel amaçlarla derleyip toparlayan, anlam, açıklama, söyleyiş ve yazım biçimlerini alfabetik sıra ile veren, bağımsız biçim birimlerini esas alarak bunların diğer biçim birimleriyle kurdukları anlamsal ilişki ve bunların değişik kullanımlarını gösteren bir başvuru kitabıdır (Kocaman 1998: 109-111).

İlhan (2007:15), “Sözlük bir veya birden fazla dilin kelimelerinin bütününü veya bir bölümünü, genel amaçlı veya özel amaçlı olarak içeren, anlam, açıklama ve örnekleriyle ortaya koyan ve daha çok alfabetik olarak düzenlenmiş eserlerin genel adıdır.’’şeklinde tanımlamıştır. Sözlük, ‘‘bir dilin (ya da birden çok dilin) sözvarlığını, söyleyiş biçimleriyle, yazımlarıyla veren, bağımsız biçimbirimleri temel alarak bunların, başka öğelerle kurdukları söz öğeleriyle birlikte anlamlarını, değişik kullanımlarını  gösteren bir sözvarlığı kitabıdır (Aksan 2000/III: 75)’’. Sözlük, ‘‘bir dilin kelimelerini, deyimlerini, atasözlerini genellikle alfabetik düzene uygun olarak sıralayan, anlamlarını açıklayan ve başka dillerdeki karşılıklarını veren eserlerdir (Aydın2007:107)’’. Sözlük, Bir dildeki anlam ayırıcı birim olarak sözcük birimlerin tümünü ya da bir bölümünü, genellikle alfabetik, kimi zaman konulara ya da kavramsal alanlara göre tanımları, tanıkları, söylenişleri, kökenleri, kullanımları, dilbilgisi ulamları, eş ve zıt anlamlıları ya da bir başka dildeki karşılıkları ile veren/sunan yapıtlardır (Vardar 1998:191).

Sözlük Tarihi

Dünyada ilk sözlüğün nerede, ne zaman, hangi dilde, kim tarafından yazıldığı konusu kesin olarak bilinmemekle birlikte insanoğlunun başka milletlerle ilişki kurma ihtiyacı duyup ikinci bir dil öğrenmeye başladıkları dönemlerde yapıldığı düşünülebilir. Genel olarak sözlük ve sözlük bilim hakkındaki bilgiler, bize kadar ulaşan bilgilerle sınırlıdır. Bizlere ulaşan bilgilere göre, M.Ö. XI. yüzyılda Bawetshi’nin hazırladığı yaklaşık 40.000 kelimelik Çince sözlüğü ilk yazılı sözlük çalışması olarak örnek gösterilmektedir. Çinlilerin sözlükçülükteki becerileri, Hu-Shin’in M.Ö. 150 yıllarında çıkardığı Shwo-Van isimli sözlüğü ile Ku-eWang’ın M.Ö. 530’da hazırlanan Yu- Pien adındaki sözlüğünden anlaşılmaktadır.

Eski Sümer kalıntılarında çivi yazısıyla yazılmış Sümer ve Akat dillerine ait sözlüğe benzeyen yazıtlara rastlanmıştır. Diğer yandan Miladî  yılların başına rastlayan döneme ait olduğu sanılan Grek ve Latin dilleriyle yazılmış Falyarus Falakus adlı, içinde bir takım sözcüklerin anlamlarını açıklayan küçük sözlüklerin varlığından da söz edilir. Anlatılanlara göre, Asurlular  çivi yazısının yerine alfabetik yazıyı kullanmaya başlayınca zorluklarla karşılaşmış ve M.Ö. 628-622 yılları arasında terk ettikleri eski sembolik kelimeleri toplayıp Ninova’daki Asur Banibal’daki Büyük Kütüphane’de koruma altına almıştır. İskenderiye Müzesinin kütüphanecisi Bizanslı Aristophanes’in M.Ö. II. ve I. yüzyıllarda günümüzdekilere benzer bir sözlük meydana getirdiği de nakledilenler arasındadır.

Doğu dünyasında, özellikle Hint ve Arap coğrafyasında sözlük yapma geleneğinin örnekleri sayılan önemli eserler kaleme alınmıştır. İlk söz edilmesi gerekenlerden biri Farab’lı İsmail Gevheri tarafından kaleme alınan Sihâh adlı Arapça sözlüktür. İkincisi, Firûzabat tarafından kaleme alınan El Kâmusü’l Muhit adlı Arapça sözlüktür.

Türkî dilli halkların miladî yalların başlarına rastlayan dönemlere ait taş tahta, deri ve kaya üzerine küçük çaplı sözlükçe mahiyetinde kelimelerin yazılmış olan belgeler bulunmuştur. Ancak bu alanda daha fazla mesai gerektiren çalışma ve araştırmalara ihtiyaç vardır. Türk dili ve kültürü için önemli bir kaynak eser olan Divân-ı Lügat-it Türk (1073) Kaşgarlı Mahmut tarafından 11. yy. ’da Arapça olarak kaleme alınmıştır. Bu sözlük Araplara Türkçe öğretmek üzere hazırlanan ilk  eser  olma  özelliği  yanında,  Türk  dili ve kültürü ile ilgili verdiği örnekler  ve açıklamalarla ansiklopedik özellikler de taşımaktadır (Ölmez1998:119-123). Bu değerli  erserden  sonra  yazılan  Arap, Fars dillerinin sözlük yapma geleneğine  bağlı  olarak  yapılmış Ferişteoğlu Abdüllatif tarafından  yazılan  Ferişteoğlu LügatiŞahidî tartafından yazılan Lügat-i Şahidî, Nimetullah tarafından yazılan Lügat-i Nimetullah, İbni Kemal tarafından yazılan Cami’ü’l-Fürsn-İbni  KemalLütfullah bin Yusuf Halimi  tarafından  yazılan  Bahrü’l-GaraibAmasyalı  Şeyh Mahmud bin Edhem tarafından yazılan Mitahü’l-Lüga  gibi  eserler  artarak devam etmiştir. 19. yüzyılda baskı tekniklerinin gelişmesiyle sözlük türleri de artar. 1928 yılına kadar eski harflerle basılmış Türkçe sözlüklerin sayısının 250 civarında olduğu bu konuda yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur.

Gerek doğu dünyasında gerekse batı dünyasında eski ve köklü bir sözlük bilimi geleneği olduğunu gösteren önemli belgeler mevcuttur. Böyle bir geleneğin doğuşunda milletlerarası ilişkilerin ve karşılıklı iletişim kurma ihtiyacının etkili olduğu düşünülebilir. Ancak birçok alanda olduğu gibi sözlük bilimi alanında da en önemli gelişmeler 19. ve 20. yüzyılda yaşanmıştır (Aydın 2007:107).

Sözlük Bilim

Sözlük bilimi (1), batı dillerinde leksikografi (2) (lexicograpyh) terimi ile adlandırılmaktadır. Bu bilim dalı, dilimizde sözlük bilim  ve  sözlükçülük gibi iki farklı terimle karşılanmaktadır. Bunun asıl sebebi sözlük bilimin kapsamının ve sınırlarının farklı anlaşılıp yorumlanmasında saklıdır. Yazım kurallarının bilim insanları tarafından farklı uygulanması sonucu bu terimin sözlük bilimi ve sözlükbilim şeklinde iki ayrı yazımı ortaya çıkmıştır. Bilim insanları bu alanı adlandırırken sözlük bilimi, sözlük bilim, sözlükbilgisi, sözlükçülük, leksikografi gibi farklı terimleri kullanmayı tercih etmişlerdir. Bu bağlamda terimin kullanımını sözlük bilimi (Topaloğlu 1989: 133; Korkmaz, 2007: 199; Yüksel, 2005: 266), sözlükbilgisi (Vardar 2002: 184; Hengirmen, 1999: 341), sözlükçülük (Akalın, 2010: 165; Usta, 2010: 92) vb. sırlanabilir. Bu terimin İngilizce biçimi, Türkçe telaffuz kurallarına uydurularak leksikografi şeklinde, madde başı olarak alınmış ve tanımı da atıf yapılarak sözlükçülük maddesinde verilmiştir.


(1) Sözlük bilim kelimesinin imlası konusunda bir karışıklığın var olduğu açıktır. Yazılı kaynaklarda sözlükbilim veya sözlük bilim şeklinde her iki yazım şeklini görmek mümkündür. Oysa bu kelime bir terim ifade ettiği için bitişik yazılması gerektiği görüşündeyim. Ama Türkçe sözlükte ayrı, kimi imla kılavuzlarında bitişik yazıldığı görülebilmektedir. Özellikle dil bilim yazılarında bitişik yazıldığı görülür.

(2) Bu sözlükbilim terimine alternatif olarak kullanılan leksikografi (lexicograpyh) terimi, TDK Büyük Türkçe sözlükte madde başı olarak alınmış olmakla beraber sözlükbilime gönderme yapmaktadır. Yine de İngilizce lexicograpy kelimesinin Türkçe telaffuzu olan Leksikografi kelimesinin madde başı yapılması, yabancı bir terimin kullanımını da meşrulaştırmış görünmektedir.


Herhangi bir dilin söz varlığını derleyip bir sisteme bağlama işini yapan kişilere sözlükbilimci denir. Sözlükbilimciler, genel olarak bir dilin tanımlanmasına yarayan sözlerin derlemesini, bir sisteme bağlanmasını kullanımını düzenleyen kişilerdir. Bu sözlükbilimcilerin ortaya koyduğu sözlükler genel amaçlı sözlükler ve özel amaçlı sözlükler olmak üzere ikiye ayrılır. Sözlükbilimciler, ihtisas gerektiren sözlüklerin tasarımını, derlemesini, kullanımını ve değerlendirmesini düzenleyen kişilerdir. Sözlük bilimi, son yarım asırda çok büyük bir gelişim göstermiştir. Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi, bilgi teknolojileri ve bilgisayarların dikkat çekici biçimde gelişmesidir. Bilgisayarlar, birçok bilgiyi depolayabilme, sınıflandırabilme, kolay erişilebilme gibi özellikleriyle sözlük bilimine büyük bir katkı sağlamaktadır. Bir diğer neden sözlük araştırmacılığının hız kazanması ve sözlükler hakkındaki çıkan yazıların artmasıyla sözlük biliminin akademik bir bilim dalına dönüşmesidir (Baskın 2014:445-457).

Sözlük bilim(lexicography), sözlük hazırlama yolları, yöntemleri ve tekniklerini konu alan, işleyen kuramsal ve uygulamalı bir bilim dalıdır. Sözlük bilim, geçmişten bugüne sanat-meslek-bilim çizgisinde gelişen bir bilim dalıdır. Ancak günümüzde sözlükçülüğün sanat tarafından söz etmek mümkün değildir. Günümüzde sözlük  bilim, sözlük hazırlama yöntemleri  ile sözlük yapma, yazma ve oluşturma üzerinde duran kuramsal ve uygulamalı bir çalışma alanı haline gelmiştir. Sözlük bilimi, kuramsal ve uygulamalı sözlük bilim olmak üzere iki alt kola sahip bağımsız bir bilim dalıdır. Bu alt kollardan birincisi, sözlük araştırmaları ile ilgilidir. Bu alt kolda, sözlük ve sözlükçülüğün araştırılması; sözlüklerin tipi, yapısı, tarihi, kullanımı ile ilgili çalışmalar yapılır(Zengin 2010:227). Bu araştırmalarda şu soruların cevapları aranır: “Sözlükler nasıl yapılandırılmıştır?”, “Sözlük türleri nelerdir ve bu türler hangi amaçlara hizmet ederler?”, “Bir sözlüğü kimler, niçin kullanır?” Bu sorularla kuram  ile  uygulamanın karşılaştırılması ve denetlemesi amaçlanır. Buna sözlük eleştirisi de denir.

Sözlük eleştirisi, sadece sözlük yapma, yazma, geliştirme ve iyileştirme çalışmaları açısından değil aynı zamanda, muhtemel kullanıcıları sözlüklerden haberdar etmek ve onlara çeşitli imkânlar sumak için de önemlidir (Jackson, 2002: 30). Sözlük biliminin ikinci alt kolu ise sözlük hazırlama ile ilgilidir. Sözlük hazırlama, Kocaman’a göre, “bir ya da daha çok dilin sözvarlığında ve sözcük birleşimindeki birimleri gözleme, derleme, seçme ve betimleme işidir (Kocaman, 1998: 111). Sözlük biliminin bu kolunda kuramsal çalışmalarla ortaya çıkarılan yeni ilke ve yöntemlerle tespit edilen ihtiyaçlara göre sözlüklerin söz varlığını hazırlama, düzenleme, denetleme ve kullanıcılara sunma işi gerçekleşir. Bu yönüyle sözlük bilim, dil dışı unsurları da içinde barındırır. Görüldüğü gibi sözlük bilimi, başta dil biliminin verileri olmak üzere pek çok bilim dalının ürettiklerinden yararlanan disiplinler arası bir bilim dalıdır(Usta 2010:98). Sözlük hazırlamak için bir dilde kullanılan söz varlığı, imler ile işaretleri de kapsayan kelimeleri ve deyimleri toplamak ve bunları belli bir dizgeye göre sınıflandırmak gerekir. Sözlük hazırlama, sözlük biliminin başlıca çalışma alanına girer. Sözlük bilim yöntemlerine uygun olarak sözlük  hazırlamak için söz varlığını, sözlük bilim kuramını ve uygulamasını iyi bilmek gerekir.

Sözlük bilimin asıl amacı, bir dilin kelime hazinesinin tasvirini yapmak için prensip, ilke ve yöntemlerin bilimsel olarak oluşturulması için dilin yapısında yer alan kelimelerin incelenmesini değişik kullanım açılarından  ele alarak sözlüğün oluşturulmasını sağlamaktır. Sözlük bilim, bir dili kullanmakta ve öğrenmekte olan toplumun bireyleri arasında  iletişim  temelli bir aracılık yapmakta ve sözlük malzemesini onlara  topluca sunmakta ve ortak düşünce ve ortak akıl oluşturmaya yardım etmektedir. Sözlük bilim kuramları, ülkelerin tarihî ve kültürel birikimleri çerçevesinde oluşturulan sözlüklerin içeriğini, yapısını ve metinleri incelemekte, aradaki etkileşim ve bir sözlükten diğer sözlüğe söz geçişlerini incelemekte, ödünçlemelerin gerekçesi ve dile yerleşme şartlarını araştırmaktadır(Usta 2010:93-95).

Sözlük bilim teorisi, sözlük metinlerini ülkenin kültür tarihi açısından ele  alır ve sözlükler arsında geçişlerin ölçüsünü, birbirine etkisini,  ödünçlemenin ve sunulan bilginin kalitesini tespit eder. Sözlük bilimde ulusal ve uluslararası gelenek ve tecrübenin kullanılmasıyla ortaya çıkan farklı tipteki sözlüklerin benzer ve aykırı yönlerinin tespit edilmesine, etkileşim oranının belirlenmesine çalışır (Usta 2010:96).

Usta (2010: 92-111), kaleme aldığı makalesinde sözlükçülük terimini genel olarak sözlük bilim yerine kullandığı anlaşılmaktadır. O, sözlükçülük /sözlük bilim çalışmalarını ‘‘pratik ve teorik sözlükçülük’’ olmak üzere iki şekilde ele alıp incelemiştir. Pratik sözlükçülük/sözlükbilim, dil öğretiminde dili tanımlamayı, dili standartlaştırmayı, diller arsındaki etkileşimi, dilin bilimsel olarak incelenmesini sağlamak amacıyla çok önemli toplumsal bir işlevi yerine getirmektedir. Sözlükçülük dil hakkında bütün bilgilerin  topluca verildiği, sözlük kullanıcıları için en uygun ve en iyi yöntemleri bulmaya çalışır (Usta 2010). Teorik sözlükçülük/sözlükbilim, sözlüğün makro ve mikro yapısı, söz derleme, sözcük düzeninin nicelik ve niteliği, malzemenin sözlüğe yerleştirilme ilkeleri, madde başı, sözcük tanımları, sözcük ile ilgili farklı bilgilerin verilme oranı, dilbilgisi bilgileri ile sözlük tipinin belirlenmesi ve sözlükle ilgili bütün sorunları kapsar (Usta:2010:96).

Opsss

Daha fazlasını isteyenler için makalenin linki:

http://www.itobiad.com/download/article-file/267081 (Erişim tarihi: 02.11.2018)

Biz en baştan beri merak ettiğimiz sorunun cevabı olduğu için bir bölüm daha alıntıladık:

Sözlük Türleri




Sözlükler, içeriğine ve düzenlenişine göre farklı biçimlerde adlandırılırlar. Bir dilin Söz varlığını esas alarak hazırlanan genel ve özel amaçlı sözlükler vardır. Genel amaçlı sözlükler bir dilin tüm söz  varlığını  kapsama iddiasında olan açıklamalı sözlüklerdir. Özel amaçlı sözlükler ihtisas gerektiren alanlara ait terim sözlükleri, atasözü sözlükleri, deyim sözlükleri gibi sözlükleridir. Düzenlenişine göre sözlükler, “kavramlar dizini (thesaurus), uyak sözlükleri, tersten alfabetik düzenli sözlükler (reverse distionaris)”den oluşur(Kocaman, 1998: 11). Sözlük bilim açısından konu ve yöntemlerine göre “betimlemeli/kuralcı sözlükler, eşzamanlı/artzamanlı sözlükler, genel/teknik sözlükler, genel kullanım/öğrenim amaçlı sözlükler, tek dilli/iki ya da çok dilli sözlükler”, şeklinde sözlükleri sınıflandırabiliriz (Kocaman 1998: 111).

Herhangi bir dilin söz varlığını derleyip bir sisteme bağlama işini yapan kişilere sözlükbilimci denir. Sözlükbilimciler, genel olarak bir dilin tanımlanmasına yarayan sözlerin derlemesini, bir sisteme bağlanmasını kullanımını düzenleyen kişilerdir. Bu sözlükbilimcilerin ortaya koyduğu sözlükler genel amaçlı sözlükler ve özel amaçlı sözlükler olmak üzere ikiye ayrılır. Bir veya birden daha fazla konuda uzmanlaşmış olan Sözlükbilimciler, ihtisas gerektiren sözlüklerin tasarımını, derlemesini, kullanımını ve değerlendirmesini yapan kişilerdir( Nielsen 1994).

Sözlükler hazırlanış amaçları, kullanım biçimleri ve taşıdıkları özelliklere göre birbirinden farklılıklar gösterir. Türkçede sözlüksel verileri kayıt durumuna, oluşturulduğu ortama ve yazılış biçimlerine göre  üç  farklı şekilde sınıflandırmak mümkündür. Sözlük türleri konusunda Kocaman tarafından, a)betimlemeli / kuralcı sözlükler, b) eşzamanlı / artzamanlı sözlükler, c) genel / teknik sözlükler, d) genel kullanım / öğrenim amaçlı sözlükler, e) tek dilli / iki ya da çok dilli sözlükler, şeklinde bir tasnif ortaya koymaktadır(Kocaman 1998:111). Sözlükleri Aksan(2000: 69-87) ve Ahanov (2008:187-217) hazırlanış ve kullanım amaçları ile taşıdıkları özelliklere göre şöyle tasnif etmiştir.

  • Sözlük türleri:

  • Bir ya da birden çok dilin söz varlığını işleme bakımından:

  • Tek dilli sözlükler,
  • Çok dilli sözlükler.
  • Abece (Alfabe) sırasının esas alınıp alınmamış olmasına göre:

  • Alfabetik sözlükler,
  • Kavram Sözlükleri.
  • Ele alınan söz varlığının niteliğine göre:

  • Genel Sözlükler (ortak dil, yazı dili sözlükleri),
  • Lehçebilim sözlükleri,
  • Eş anlamlı, eş adlı, ters anlamlı öğeler sözlükleri,
  • Yabancı öğeler sözlükleri,
  • Tarihsel sözlükler,
  • Köken bilgisi sözlükleri,
  • Terim sözlükleri, (Uzmanlık alan sözlükleri),
  • Argo sözlükleri,
  • Deyim ve atasözleri sözlükleri,
  • Anlambilim sözlükleri,
  • Sanatçı ve metin sözlükleri,
  • Yanlış yerleşmiş öğe sözlükleri,
  • Tersine sözlükler (Aksan 2000:69-87).

Kocaman ve Aksan’ın ortaya koyduğu sözlük tasnifleri dışında, başka çalışmalarda da sözlükler çeşitli yönleriyle ele alınıp farklı tasnifler yapılmıştır. İlhan(2009:537-538)’ın sözlükleri ele aldıkları ürünler, malzemenin kaydedildiği ortam ve yazılış biçimleri açısından üç temel noktada sınıflandırmaya tabi tutuğu görülür.

  • İşledikleri ürünler açısından sözlükler:

  • Yazı dili sözlükleri,
  • Ağız sözlükleri,
  • Malzemenin kaydedildiği ortam açısından sözlükler,

  • Basılı / kitabî sözlükler,
  • Elektronik sözlükler,
  • Yazılış biçimleri açısında sözlükler,
  • Manzum sözlükler,
  • Mensur sözlükler(İlhan 2009:538).

Sözlük bilimi disiplinler arası bir çalışma alanı olarak çok farklı alanlarla ilişki içindedir. Sözlükler, sözcüklerin belirli yöntem, ilke ve kurallara bağlı kalarak kelimelerin listelendiği başvuru kitapları olarak tanımlanabilir. Sözlük çalışmalarında kelime bilgisiyle ilgili olan dil bilgisi, ses bilgisi, anlam bilgisi, imla ve telaffuz bilgisi öğeleri birer veri olarak kullanılır. Bu verilerden hareketle kelime ile ilgili temel başvuru kaynağı olan sözlükler, sözcük bilim, söz dizimi, anlam bilim, ses bilim gibi bilim dalları ile çok sıkı ilişki içindedir (Magay, 2000: 443). Bunun yanında dil dışı unsurlar da sözlük bilimi ile ilgili olabilmektedir. Örneğin bilgi teknolojileri, pazarlama teknikleri vb. Ayrıca dil sahası dışında toplumbilim, ruhbilim, kökenbilim, nörobilim vb disiplinler ile sözlük bilim arasındaki ilişki de dikkat çeker. Diğer taraftan bu alan ile dilbilim, metinbilim uygulamalı dilbilim, terim bilim alanlarında kullanılan kimi kuram, ilke, yöntemlerinin ortak olması dikkatlerden kaçmaz.

Bugün sözlük bilim alnında çalışan araştırmacılar tarafından sözlük yapma, yazma ve araştırma konusunda çeşitli yöntem, ilke ve kurallar belirlenmiş durumdadır. Sözlük bilim çalışmaları için gerekli bilgi, birikim ve deneyimi sunması bakımından sahada çalışanlara yardımcı olacak yazılı, görsel veri mevcuttur.

 

Makalenin kaynakçası konu ile ilgili daha fazla okuma/araştırma yapacaklar için gerekebilir:

Kaynakça:




AHANOV, Kaken (2008) Dilbilimin Esasları, (Aktaran: Murat Ceritoğlu), Ankara: TDK Yayınları.

AKALIN, Şükrü Haluk (2010) “Sözcük Bilimi ve Sözlükçülük”, Türk Dili, 698, 162-169

AKSAN, Doğan (2000) Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim(Üç cilt bir arada basım), Ankara, TDK Yayınları.

AKSAN, Doğan (1998) ‘‘Türklerde Sözlükçülük: Bugün Türkiye’de Sözlük’’, Kebikeç Dergisi Sözlük Dosyası S.6, s.115-118

ALİYEVA-ESEN, M.(2009) ‘‘Rus Sözlükbilimine Genel Bir Bakış’’, Turkish Studies, Volume 4/4 Summer, s.467-480.

BASKIN, Sami (2014) ‘‘Türkiye ve Dünyada Sözlük Bilimi: Tanımı, Kapsamı ve Diğer Bilimlerle İlişkisi’’ International Journal of Language Academy Volume 2/4 s. 445/457

BAYRAV, Süheyla(1975) Filolojinin Oluşumu, İstanbul: İ.Ü. Edebiyat Fak. Yayınları, s.68.

BİNGÖL, Zekeriya (2006) ‘‘Sözlük ve Sözlükçülük Üzerine Bir Araştırma’’, Akademik Bakış Dergisi, S.9, s.196-206. Kırgızistan.

BOZ, Erdoğan (2000) Sözlük Bilim Yazıları I, Gazi Kitabevi.

BOZ, Erdoğan (2011) “Leksikografi Teriminin Tanımı ve Türkçe Karşılığı Üzerine”, Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 4, 9-14.

BÜYÜKAKKAŞ, Ahmet (2009) ‘‘Türkiye Türkçesinde Ağız Sözlükleri  Üzerine Bir Deneme’’, Turkish Studies, 4/4, 2009 ss. 184-195.

DURSUNOĞLU, Halit (2011) ‘‘Cumhuriyet Döneminde Yapılan Sözlük Çalışmaları Ve Türkçe Sözlükler Üzerine Bir Kaynakça Denemesi’’, Sayı 31, Aralık, 2011 s.255-272)

ELBİR, Bilal ve YILDIZ, Hasan (2013) ‘‘Türkçe Öğretiminde  Sözlük Kullanımı ve Sözlükçülük’’, Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi,; S.11, s.249-268

EMİNOĞLU, Emin (2010) Türk Dilinin Sözlükleri ve Sözlükçülük Kaynakçası, Sivas: Asitan Yayıncılık, s.307

Eren, Hasan (1999) Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü, Ankara: Bizim Büro Yayınları.

EYÜBOĞLU, İsmet (1995) Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü, Ankara: Sosyal Yayınları.

Hengirmen, Mehmet (1999) Dilbilgisi ve Dilbilim Terimleri Sözlüğü, Ankara: Engin Yayınevi.

FONTENELLE, Thierry (2008) “Introduction”, Practical Lexicography–A Reader-, (Edt. Thıerry Fontenelle), Oxford University Press Inc, New York.

İLHAN, Nadir (2007) Geçmişten Günümüze Sözlük Geleneği ve Türk Dili Sözlükleri, Elazığ: Manas Yayınları.

İLHAN, Nadir (2009) ‘‘Sözlük Hazırlama İlkeleri, Çeşitleri ve Özellikleri’’, Turkish Studies, 4/4 Summer s.534

JACKSON, Horward (2002). Lexicography an İntroduction, Routledge, London/New York.

KARADAĞ, Özgür  (2011)  ‘‘İlköğretim  Türkçe  Sözlüklerinin hazırlanmasında Temel Ölçütler’’, TübarXXX güz. s.193-207

KOCAMAN, Ahmet (1998) ‘‘Dilbilim, Sözlük ve Sözlükçülük’’, Kebikeç s6/s. 111-113

KORKMAZ, Zeynep (2007) Gramer Terimleri Sözlüğü, Ankara: TDK Yayınları,

KORAŞ, Hikmet (2013) ‘‘Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü Hakkında Değerlendirme’’, ZFWT volum 5/1 s.105-114.

MAGAY, Tamas (2000) “Teaching Lexicography”, Proceedings of EURALEX 2000, Budapest Hungary, 443-450.

STERKENBURK, Piet Van (2003) A Practical Guide to Lexicography (edit.) Amsterdam ve Philadelphia: Benjamins Publishing Company.

TOPALOĞLU, A. (2010) “Türkçede Genel ve Özel Sözlükler ile Sözlük Yazımı”, Türkiye’de ve Dünya’da Sözlük Yazımı ve Araştırmaları Uluslar Arası Sempozyumu Bildirileri, Kubbealtı Neşriyat, İstanbul.

TÜRK DİL KURUMU (1998) Türkçe Sözlük, Ankara: TDK Yayınları.

TÜRK DİL KURUMU, Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü, http://www.tdk.gov.tr, (E.T:14.10.2014)

ÖLMEZ, Mehmet (1998) ‘‘Eski Türkçenin Sözlükleri’’, Kebikeç Dergisi  Sözlük Dosyası, S.6, s119-123

USTA, Halil İbrahim (2010) ‘‘Sözlükçülük ve Sözlük  Araştırmacılığı’’, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, cilt 7/2, s.92-101

ÜLKÜ, Vural (2011) ‘‘Almanya’da Sözlükçülük ve Sözlükler’’, Dil  ve Edebiyat Dergisi, S. 4, s.259-279

VARDAR, Berke (1998) Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü, İstanbul: Multilenguel Yayınları.

YAVUZARSLAN, Paşa (2010) ‘‘Tarihi ve Çağdaş Türk Sözlüklerinde Eşadlı (Homonymous) ve Eşyazımlı (homographic) Sözcükler’’, Türkiye’de ve Dünyada Sözlük Yazımı Uluslararası Sempozyumu, Kubbealtı Neşriyat, İstanbul.

YÜKSEL, Tahir (2005). Dilbilgisi Kavramları Sözlüğü, İstanbul: Uyanış Yayınevi.

ZENGİN, Dursun (2010). “Türkçenin Tersine Sözlüğü”, Türkiye’de ve Dünyada Sözlük Yazımı ve Araştırmaları Uluslar Arası Sempozyumu Bildirileri, Kubbealtı Neşriyat, İstanbul.

ZÜLFİKAR, Hamza (2008) ‘‘Sözlüklerin Teknik Özellikleri ve Dilbilgisi Çalışmalarına Yararı’’, Türk Dili Dergisi s.681.

Açık Lise Yazı ve Haberler

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın