Yabancı akademisyenlerden YÖK’e rekor başvuru

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK’ün ülkelerindeki savaş ve iç karışıklıklar nedeniyle Türkiye’ye göç eden yabancı akademisyenler için hayata geçirdiği Yabancı Akademisyen Bilgi Sistemi’ne (YABSİS) ilk iki günde başvurunun 5 bine ulaştığını bildirdi.

Saraç, Kilis’te kamuoyuna duyurduğu YABSİS projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’de ilk olan bu çalışmayı 11 Nisan Pazartesi günü hayata geçirdiklerini belirten Saraç, Başbakanlıkla işbirliği yapılarak hayata geçirilen uygulama ile savaş gibi olumsuz nedenlerle Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan akademisyen ve araştırmacıların veri tabanını oluşturarak ihtiyaç halinde mesleklerini Türkiye’nin ilgili mevzuatı çerçevesinde icra etmelerine imkan sağlamayı amaçladıklarını anlattı.

Saraç, başta üniversiteler olmak üzere ihtiyaç halinde başka kurumlar, araştırma merkezleri ve hatta özel sektörün bu portalda yer alan akademisyen ve araştırmacılar havuzundan yararlanabileceğini belirterek her kesime erişim kolaylığı sağladıklarını bildirdi.

Saraç, şunları söyledi:
“Bu portal, başlangıç olarak her ne kadar savaş ve iç karışıklıkların yaşandığı ülkelerinden ülkemize gelmek isteyen akademisyen ve araştırmacılar için kurgulanmış olsa da çok yakın zamanda, bir iki ay içinde yurt dışından ülkemize gelmek isteyen bütün yabancı akademisyen ve araştırmacılara yönelik olacak. Bu çok önem verdiğimiz bir husus. Zira bu aynı zamanda Türk yükseköğretim sisteminin uluslararasılaşmasına, dolayısıyla da kalitenin yükselmesine de önemli katkı sağlayacak.”

Yeni ve yenilikçi YÖK olarak sundukları bu hizmetin yükseköğretimin bölgesel bir cazibe merkezi halini alması yolunda attıkları adımlara hız kazandıracağını vurgulayan Saraç, “Biz Türk biliminin, üniversitelerin beyninin sanayiye kazandırılmasını da istiyoruz. Dolayısıyla hayata geçirdiğimiz bu projelerin, bir taraftan akademik hayatımızı yükseltici bir rol üstlenirken diğer taraftan da üniversite-sanayi işbirliğinde, Ar-Ge faaliyetlerinde, üniversite dışındaki faaliyetlerde çok önemli rol oynayacağını düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

“Müracaat sayısı tahminlerimizi aştı”     

Saraç, YABSİS’te akademisyenlerle ilgili kişisel bilgilerin, öğrenim durumunun, iş tecrübesinin, akademik yayınların, yabancı dil bilgilerinin, çalışmak istediği iş ve üniversite tercih bilgilerinin yer alacağını bildirdi.

Saraç, sisteme ilk iki günde gelen yabancı akademisyen başvuru sayısının mutluluk verici olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Başvuru sayısı 5 bine yaklaştı. Sadece Suriye uyruklular zannedilmesin, bölgemizdeki pek çok ülkeden akademisyenler, buraya CV’lerini yüklediler. Bu da sunduğumuz projenin çok yakın zaman içinde başarıya ulaşacağını, hem akademik hayatımıza hem bilim hayatımıza hem de özel sektör ve sanayiye katkı sağlayacağına olan inancımızı da pekiştiriyor.

Hangi ülkeden kaç akademisyen başvurdu?

Bu sabah (dün) itibarıyla gelen verilere göre YABSİS’e başvurularda 1. sırada Suriye uyruklu akademisyenler yer alıyor. Suriye uyruklu bin 200’e yakın bir müracaat var. Irak’tan 150 başvuru, Mısır’dan 31 başvuru geldi. Başvurular arasında Afganistan, Cezayir, Eritre, Fas, Filistin, Fransa, İran, Libya, Lübnan, Moritanya, Pakistan, Rusya, Sierra Leone, Sudan, Tunus, Ürdün, Yemen gibi ülkelerden de başvurular geldi. Görüldüğü gibi Ürdün gibi ülke içinde herhangi bir karışıklığın olmadığı ülkelerden, Afrika, Ortadoğu ve Balkan ülkelerinden de CV’lerini yükleyen akademisyenler bulunuyor. Bu bizim şevkimizi arttırıyor, projenin sonuç üretici bir çalışma olduğuna dair inancımızı pekiştiriyor. İki günlük bir sürede bu kadar yoğun bir ilginin oluşması bizler için teşvik edici bir unsur oldu. Müracaat sayısı tahminlerimizi aştı.”

CV’lerin sayısında bir iki hafta içinde daha büyük bir artış olmasını beklediklerini vurgulayan Saraç, “Amacımız sadece savaş gibi nedenlerle ülkelerinde mesleklerini icra edemeyen, bilime katkı sağlayamayan akademisyenleri ülkemize cezbetmek değil, aynı zamanda yükseköğretimimizi bölge için bir cazibe merkezi haline getirmek ve geniş çerçevede bu çalışmayı sürdürmek” dedi.

“Filtreleme sistemi var”

Saraç, YABSİS’e kaydedilen CV’lerdeki akademisyen bilgilerinin daha sonra belgelendirilmek kaydıyla alındığını belirtti.

Saraç, “Bir filtreleme sistemimiz var. Bu filtreleme sistemimizde, Türkiye’deki belli başlı üniversitelerden temsilciler bulunuyor. Bunun yanı sıra yabancı akademisyenlerin de bulunduğu bir heyet tarafından bu CV’ler filtrelenecek. Başta üniversitelerimiz olmak üzere akademisyenlere ilişkin bir yönlendirme yapacağız ama hem üniversitelerin hem özel sektörün bu portaldan yararlanmalarının önünde hiçbir engel bulunmayacak.” görüşüne yer verdi.

Her iki halk da imtihanda başarılı olacak     

YÖK’te ve üniversitelerde Suriyeli sığınmacılara yönelik yürütülen çalışmaların sorulması üzerine Saraç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suriye’den göç edenlerin yükseköğretim sisteminden istifade etmelerini kolaylaştırıcı tedbirler alınması yönünde bir talimatının bulunduğunu hatırlattı. Bu kapsamda bazı mevzuat değişiklikleri yaptıklarını dile getiren Saraç, gelinen aşamada 10 bin dolayında Suriyeli öğrencinin yükseköğretim sisteminde eğitim gördüğünü bildirdi.

Suriyeli sığınmacıların eğitimlerinin hem Türkiye hem de hayat normale döndüğünde kendi ülkelerinin imarı için büyük önem taşıdığına işaret eden Saraç, “Bu kapsamda, Türkiye’deki bütün üniversitelerimiz, Suriye’den gelenlere kapılarını açtılar. Ancak bölge üniversitelerine ayrıca bir misyon verdik ve bu misyon çok sahiplenildi. Bu üniversitelerimizde biz Suriye’den gelen öğrencilere yönelik Arapça da dahil başka yabancı dillerde programlar açtık. Bu üniversitelerde Suriyeli akademisyenler de görev alıyorlar” ifadesini kullandı.

Kilis’te 21 Nisan’da yaptıkları toplantıda, bölge üniversitelerindeki Suriyeli akademisyen ve öğrencilerle buluştuklarını hatırlatan Saraç, YABSİS projesinin Suriyeli akademisyenlerde büyük bir heyecan uyandırdığına dikkati çekti.

Saraç, Kilis 7 Aralık Üniversitesinde görev yapan bir Suriyeli akademisyenle aralarında geçen bir diyaloğu ise şu sözlerle aktardı:
“Suriyeli akademisyenlerin, çok duygu yüklü ülkemize, halkımıza ne kadar şükran borçlu olduklarını ifade eden cümleler kullandıklarında çok etkilendik. Kendilerine şunu söyledik. Bölgemiz, tarihe bakıldığında çok fazla göçlerin, harplerin, sıkıntıların olduğu bir bölge. Allah, bu dönemde bir millete muhacir, diğer millete de ensar olma vazifesini verdi. Bu vazifeyi biz bir takdiri ilahi olarak görüyoruz. Türk milleti şu an bütün imkanlarıyla ensar olma durumunda. Bu millete ensar, size ise muhacir olma takdir olundu. Her iki halkın da bu imtihanda başarılı olacağını düşünüyoruz. Onun niyazındayız dedik. Böyle etkileyici bir konuşma gerçekleşti Suriyeli akademisyenlerle.”

YABANCI UYRUKLU AKADEMİSYENLER SEKRETERYASI TOPLANDI

Öte yandan YABSİS projesinin işleyişi için “Yabancı Uyruklu Akademisyenler Sekreteryası” toplandı. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin yükseköğrenim kurumlarının uluslararasılaşması için üniversitelere kabul edilen yabancı uyruklu öğrenciler ve öğretim elemanlarının üniversitelerde çalışmaya başlamasının hedeflendiğini söyledi. Çavuşoğlu, Türkiye’de yükseköğrenim gören 6 milyon 700 bin öğrencinin bulunduğu ve sistemin her yıl 1 milyon öğrenciyi kabul edecek düzeye ulaştığı bilgisini vererek, bu rakamın 400 bininin lisans, 400 bininin ön lisans ve 200 bininin de açık öğretim fakültesi kontenjanından oluştuğunu hatırlattı. Türkiye’de çalışan akademisyen sayısının 152 bine ulaştığını belirten Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Bu rakamın içerisinde yaklaşık 3 bin 500 yabancı uyruklu öğretim elemanı istihdam ediliyor. Bu rakamların yükseltilmesinin, Türk üniversitelerinin uluslararası endekslere giren üniversiteler olma yolunda önemli bir katkı sağlayacağını biliyoruz. Üniversiteleri sıralayan yabancı kuruluşlar, yabancı öğrenci sayısı ve yabancı öğretim üyesi sayısını bu sıralamalarda önemli bir kriter olarak kullanıyor.”

“100 BİN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİ VAR”

Türkiye’de 6 milyon 700 bin öğrencinin, 100 bininin yabancı uyruklu olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, İran, Azerbaycan ve Suriye uyruklu 10’ar bin öğrencinin Türk üniversitelerinde öğrenim gördüğünü söyledi. Çavuşoğlu, basın yayın organlarında bazen, “Türk öğrenciler dururken, yabancı öğrencilerin üniversitelere kabulü yanlış değil mi? Bu potansiyeli Türk öğrencilere kaydırsak olmaz mı?” gibi değerlendirmelerin yer aldığına dikkat çekerek, şöyle dedi:”Bu bahsettiğimiz kontenjanlar, Türk öğrencilere lisans için ayırdığımız kontenjanlardan ayrı olarak belirleniyor. Yabancı olan, özellikle Suriye’den gelen öğrencilerin takip edebilmeleri için ağırlıklı olarak Suriyeli akademisyenlerin kullanıldığı özel programlar açtık. Hiçbir şekilde Türk öğrencilerin potansiyellerini kısıtlayıcı bir durum söz konusu değil.”

“6 BİN YABANCI AKADEMİSYEN BAŞVURDU”

Çavuşoğlu, iki ay önce yapılan toplantıda, Türkiye’de yabancı uyruklu akademisyenlerin bir sekreteryasının oluşturulması, bunların istihdamı ve üniversitelere yönlendirilerek çalışmalarının sağlanması konusunda YÖK ile Başbakanlık’ın koordinasyonunun müzakere edildiğini aktararak, “YÖK bünyesinde bunun için YABSİS diye bir portalımız var. Bu portalda yabancı akademisyenlerin CV’lerini topluyoruz. Portala ve diğer başvuru adreslerine çok sayıda başvuru aldık” diye konuştu. Suriye, Irak, Mısır, Yemen, Ürdün, Cezayir, İsrail, Tunus, Fas, Lübnan, Afganistan, Pakistan ve Surinam gibi çok sayıda ülkeden 6 bin kişinin Türkiye’de akademisyenlik yapmak için başvuruda bulunduğunu ifade eden Çavuşoğlu, portalın Türkçe, İngilizce ve Arapça hazırlandığını söyledi.

YABSİS’İN SEKRETERYASI ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİ’NDE

Çavuşoğlu, çalışmayı YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hatipoğlu ile birlikte takip ettiklerini belirterek, YABSİS’in sekreteryasını ise Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş’un yürüttüğünü söyledi. Başbakanlık Başmüşaviri Dr. Muhammed Murtaza Yetiş, projeye ilk başta savaş sebebiyle Türkiye’ye gelen Suriyeli akademisyenlerle başlandığını, daha sonra diğer ülkelerden akademisyenlerin buna dahil olduğunu ifade ederek, şunları belirtti:
“İnsanlığın ortak birikimi diyebileceğimiz akademik bilgiyle mutlaka yine insanlığa sunulabilecek bir zenginliği, ortamı hepimiz birlikte oluşturmak durumundayız. Bu çalışma giderek hızlı bir şekilde kapsamını genişletti. Biz sadece Başbakanlık bünyesinde oluşturulan göç ile ilgili birimin sorumluluğu kapsamında yükseköğrenim kurumumuzda bir koordinasyon içinde bulunduk.”

Toplantıya Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kurtulmuş, Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gürbüz, bazı YÖK üyeleri ile Başbakanlık’ta görevli uzmanlar katıldı.

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yazın