Banka memurunun dededen kalma yöntemlerle organik tarım başarısı

Banka memurunun dededen kalma yöntemlerle organik tarım başarısı

Kafaya koyan insanın başaracağının başka bir örneği: Banka memurunun dededen kalma yöntemlerle organik tarım başarısı

Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki bir kamu bankasında çalışan Tevfik Türkyılmaz (41), çiftçi Hasan Açıkgöz ile 1600 rakımlı kırsal Dağhacıyusuf Mahallesi’nde organik ceviz, kestane, ayva ve kiraz ile ara ürün olarak ‘dermason’ ve ‘çalı’ cinsi kuru fasulye üretimine başlayarak, yöre halkına da örnek oldu.

Tarımsal üretime meraklı olan Tevfik Türkyılmaz, bunu avantaja çevirip üretici oldu. Aynı zamanda bir kamu bankasının ilçedeki şubesinde memur olarak çalışan Türkyılmaz, Alaşehir’e 36 kilometre mesafedeki kırsal Dağhacıyusuf Mahallesi’nde çiftçi Hasan Açıkgöz ile organik tarım yapmaya başladı. Türkyılmaz, Dağhacıyusuf Mahallesi’ndeki Bozdağlar’ın uzantısı olan 1600 rakıma sahip bölgedeki kumlu, organik madde bakımından zengin toprağa sahip 150 dönümlük arazide makine kullanmadan tamamen atadan kalma yöntemlerle ceviz, kestane, ayva ve kiraz yetiştirmek için harekete geçti. Dikilen fidanlar ağaca dönüşüp, meyve vermeye başlayana kadar ikili arazide ara ürün olarak halk arasında ‘vızır fasulye’ de denilen ‘çalı’ cinsi ile ‘dermason’ cinsi kuru fasulye üretmeye başladı. Açıkgöz’ün arazisini vererek, Türkyılmaz’ın da masraflarını karşılayarak başladığı organik tarımsal üretim yöre halkına da örnek oldu.

‘SUSUZ TARIM YAPIYORUZ, YAĞMUR SUYUNDAN YARARLANIYORUZ’

Yörede organik fasulye üretimi için atıl durumda çok arazinin bulunduğunu belirten Tevfik Türkyılmaz, “At ile çift sürerek ekim yapıp, fasulye yetiştiriyoruz. Büyüme döneminde 32-35 derecenin altında sıcaklık olması, yüksek rakımlı alanda ekim yapmamız, gece ile gündüz arasında yaşanan sıcaklık farkının yüksek olması ürünlerimizin fasulye kapsül kurdu, kırmızı örümcek, yaprak yanıklığı gibi zararlılardan kesinlikle etkilenmemesine neden oluyor. Hiçbir zirai ilaç kullanmıyoruz. Susuz tarım yapıyoruz, sadece yağmur suyundan yararlanıyoruz. Yüksek rakımda yetiştiği için aroması yüksek ve lezzetli olan fasulyeleri dalından tek tek topluyoruz. Ürettiğimiz kuru fasulyeler tek suda ve çok kısa sürede pişiyor. Pişerken de kesinlikle kabuklanma yapmıyor” dedi.

PAZARLAMA KONUSUNDA DESTEK BEKLİYOR

Kuru fasulyede en büyük sıkıntıyı pazarlama konusunda yaşadıklarını belirten Tükrkyılmaz, şunları söyledi:

“Yurt dışından gelen ithal kuru fasulyeler piyasada 6-7 TL’ye satılıyor. Bizim bu çok özel organik kuru fasulyelerimize de tüccarlar aynı parayı vermekte. Bu da emeğimizin karşılığını bile kurtarmamakta. Ege Bölgesi’ndeki 1100 ve 1600 rakımlarda bulunan topraklar, organik madde bakımından zengin. Kuru fasulye tarımına uygun. Karu fasulye üretimi yapılabilecek atıl durumda kullanılmayan çok fazla arazi var. Biz de bu işe başlarken çiftçilerimizi bilinçlendirerek bu arazileri kuru fasulye tarımına kazandırıp, ülkemiz ekonomisine katkı sağlayabilmeyi hedefledik. Ayrıca Türkiye’nin en iddialı ve en lezzetli kuru fasulyesini profosyonel olarak yetiştirerek Ege Bölgesi’nde bir kuru fasulye markası oluşturabilmek düşüncesiyle böyle bir çalışma başlattık. Yaptığımız çalışmanın, çiftçilerimize örnek olmasını istiyoruz. Aslında bu arazilerde ceviz, kestane, ayva ve kiraz üretimi yapılacak. Fidanlar büyüyüp, ağaca dönüşüp meyve vermeye başlayıncaya kadar, ara ürün olarak fasulye üretimi yapacağız. Ağaçlar meyve vermeye başlayınca, fasulyeüretimini başka arazilerde yapacağız çünkü bu bölgelerde atıl durumda çok fazla arazi var.”

Türkyılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan üretim ve pazarlama aşamalarında destek beklediklerini de söyledi.

DHA

Yorum yaz

Kategoriler
E-Mail Aboneliği

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz.