Vejeteryan diyete mahkum edilmiş bir aslanlar ülkesi

/ 11 Mayıs 2016 / / yorumsuz

“Vejeteryan diyete mahkum edilmiş bir aslanlar ülkesi” benzetmesini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan kullandı, peki ne demek?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB İkiz Kuleler’de düzenlenen “TOBB 72. Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni”ne katıldı. Törende AB’nin mülteci sorunu ile yaklaşımdaki tutarsızlıklarını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Buraya geliyor yöneticiler, gidiyor bizim kampları geziyor, öbür taraftan da diyor ki ‘Bize proje gönderin’. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz ne projesi? Şu anda 25 tane kamp var. Bu kampları görüyorsunuz. Proje diye bir şey yok. Biz uyguladık.”’ dedi.

“TERÖRİSTLERİN KURDUĞU ÇADIRA NİYE MÜSAADE EDİYORLAR?”

AB’nin vize serbestisi için öne sürdüğü şartlar bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, “Beş tane madde var ki bunların içerisinden bir tanesi felaket. Nedir o? ‘Terörle Mücadele Yasasını değiştireceksiniz’ dediler. Bize, bu aklı verenler, önce Avrupa’da parlamentonun önüne teröristlerin kurduğu çadıra niye müsaade ediyorlar? Önce bunun cevabını versin.” dedi.

“TEMENNİ EDERİM Kİ EN GEÇ EKİM AYINDA BU İŞİ BİTİRİRLER”

Türkiye’nin, sığınmacılar için her türlü yardımı yaptığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz konteyner kentleri kurmuşuz, çadırkentleri kurmuşuz. Bunlar bize hala ‘proje gönderin, size para gönderelim’ diyorlar. Dalga mı geçiyorsunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Bu, bir milletin asaletiyle adeta dalga geçmektir. Biz, bu asaletimizle size dalga geçirtmeyeceğiz. Vize konusunda bize daha önce verilmiş sözleri bunların, bu yılın ekim ayıdır. İmzalar Ankara Palas’ta bu şekilde atıldı. Şu andaki ‘Hazirana çektik, çekiyoruz’, bu dört aylık olay var ya, bunların hepsi sadece kendilerine yeni ve tıkama için bir yol arama projesidir. Temenni ederim ki daha önce verdikleri sözü tutarlar ve en geç ekim ayında bu işi bitirirler. Şimdi bitirirlerse ‘Hayırlı olsun’ deriz.”

“SİZ BİZİMLE DALGA MI GEÇİYORSUNUZ?”

Türkiye’de 25 kamp bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“3 milyon mülteciye bu millet bakıyor, değil mi? Ne dediler; ‘Biz size yılda 3 milyar avro vereceğiz’. Peki bu parayı verdiler mi şu ana kadar? Yok. Hala orta sahada top çeviriyorlar. Verecekseniz verin. Bu parayı gidip de filanca yerden buraya dolaşıp gelecek diye bize adresler vermeyin. Buraya geliyor yöneticiler, gidiyor bizim kampları geziyor, öbür taraftan da diyor ki ‘Bize proje gönderin’. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz ne projesi? Şu anda 25 tane kamp var. Bu kampları görüyorsunuz. Proje diye bir şey yok. Biz uyguladık.”

“DİK DURACAĞIZ, EĞİLMEYECEĞİZ”

AB’nin vize muafiyeti konusundaki tutumunu eleştiren Erdoğan, “Bütün bunlarla birlikte bu işler oldu, oldu. Olmadı, biz yolumuza bugüne kadar vizeyle devam etmedik ya; yine aynı şekilde devam ederiz. Çok fazla da büyütmeye gerek yok. Bunların hepsinin çıkış yolları var. Dik duracağız dik, eğilmeyeceğiz. Bu çok önemli.” dedi.

“SURİYE’DE OLANLAR TARİHİ BİR HESAPLAŞMADIR”

Suriye’de yaşananların tarihi bir hesaplaşma olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kilis’e düşen roketler, oradaki üç beş teröristin şımarıklığı değil, işte bu tarihi hesaplaşmanın bir parçasıdır. Kilisli kardeşlerimizin yaşadığı acıları, sıkıntıları gayet iyi biliyorum. Bu meseleyi çözmek için tüm alternatifler gündemimizdedir, masamızın üzerindedir. Şu anda bununla ilgili tüm operasyonlar acımasız bir şekilde sürmektedir.”

“BUYURSUNLAR DİLEDİKLERİ YERE GİTSİNLER”

Her sözün bir bedeli olduğunu bildiren Erdoğan, “Biz, bu toprakları vatanımız kılmaya söz verdiğimizden beri kesintisiz bedelini ödüyoruz. Ayrılma sözü edenler, bunu şahıs olarak kendilerinin bir yere avdet etmesi anlamında söylüyorlarsa buyursunlar diledikleri yere gitsinler.” diye konuştu.

“TÜRKİYE TERÖRE VE TERÖRİSTE KUCAK AÇMAZ”

Erdoğan, AB’nin, Türkiye’nin terörle mücadele kanununda düzenlemeye gitmesi şartına ilişkin, “Şayet Türkiye’den, canlı bombalar için başkentine taziye çadırı kurduracak, teröristleri baş tacı edecek, terör örgütleri arasında ayrım yapacak bir mevzuat istiyorlarsa hiç beklemesinler. Türkiye, onların yaptığı gibi teröre ve teröriste kucak açmaz.” dedi.

“ÖNCE SİZ KENDİ İÇİNİZE BAKIN”

Muhalefet partilerinin, AK Parti’nin olağanüstü kongre kararına dair farklı farklı yorumlar yaptığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Önce siz kendi içinize bakın, siz kendi içinizde ne hale gelmişsiniz, şimdi kalkıp iktidar partisinin aldığı bu olağanüstü kongreyi kalkıp işte bunun Beştepe’yle şöyle böyle alakası ilgisi var yok, bunların üzerinden birçok şeyler yapıp duruyorsunuz. İşinize bakın, işinize. Önce güçlü bir demokrasi, güçlü bir muhalefetle olur. Siz hiçbir zaman güçlü bir muhalefet olamadınız, önce bunu bir düzeltin.”

“VEJETERYAN DİYETE MAHKUM EDİLMİŞ BİR ASLANLAR ÜLKESİ…”

Yeni anayasa çalışmalarının sürdüğünü anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Sahip olduğumuz güçlü donanımı, buna uygun bir yazılımla destekleyerek, verimimizi katbekat artırabilmenin yoluna gitmeliyiz. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi meselesine işte böyle bir anlayışla yaklaşmamız gerekiyor. Hiç kimsenin Türkiye’yi vejeteryan diyete mahkum edilmiş bir aslanlar ülkesi haline getirmeye hakkı yoktur.

Kaynak: Ahaber

Vejetaryan ne demek?

Vejetaryenlik ya da etyemezlik, çeşitli nedenlerle et, balık, kümes hayvanları tüketmemeye denir. Etyemezlik dense de bu kelime vejetaryenliğin ancak küçük bir bölümüne işaret ettiğinden yanlış anlamalara sebep olmaktadır. Hayvanların ürettiği yumurta, süt, bal vb. ürünleri yemeyenlere ise veganlar denir. Vejetaryenlik ve veganlığın farkı; vejetaryenlikte bal ve kimine göre süt ile yumurta tüketilirken; veganlar, hiçbir hayvansal ürünü kullanmamaktadırlar. Bunlara istisnâ olarak süt ürünlerini kullanan lakto-vejetaryenlerle ilâveten yumurta da yiyen ovo-vejetaryenler vardır.

Vejetaryenlik dinsel, ahlaki ve beslenmeye ilişkin nedenlere dayanır. Etyemezlerin çoğu, hayvansal maddelerden yapılan ya da hayvanlarda denendiğini bildikleri temizlik ve güzellik ürünlerini de kullanmazlar. İlk kez 1842’de kullanılmaya başlanan vejetaryen sözcüğü, Latincede “sağlam, canlı, yaşam dolu” anlamına gelen vegetus sözcüğünden gelir.

Bazı insanlar hayvanları yemek için beslemenin ve öldürmenin yanlış olduğunu düşünürler ve bundan dolayı et yemezler. Öte yandan, etsiz beslenmenin daha sağlıklı olduğu gerekçesiyle etyemez olanlar da vardır. Beslenme uzmanları da yağ,tuz ve şeker içeren yiyecekler yerine, bol selüloz içeren bitkisel liflere, kepekli tahıllara, çiğ sebze ve meyvelere daha çok yer verilmesinin sağlıklı ve dengeli beslenme için gerekli olduğunu ileri sürerler. Çoğu Budizm, Hinduizm, Caynacılık ve Hristiyanlığın bazı mezheplerine bağlı olan kimseler ise, canlılara zarar vererek elde edilen besinin yenmemesi gerektiğine inanırlar. Bazıları da vejetaryenliği doğal çevrenin korunmasına dayandırırlar. Çiftlik hayvanları için ayrılan alandan daha az alanda yeterli sebze yetiştirmenin mümkün olduğunu, insanların yiyecek gereksinimini sebzeyle karşılamanın daha kolay bir yol olduğunu savunurlar. Bazı insanlarınsa mideleri et ve türevlerini kaldırmayabilir. Vikipedi

Yorum yaz