Çöl Kraliçesi Gertrude Bell kimdir?

/ 23 Şubat 2018 / 16 views / yorumsuz

Çöl Kraliçesi Gertrude Bell kimdir? Gertrude Margaret Lowthian Bell (14 Temmuz 1868 – 12 Temmuz 1926), İngiltere’nin Durham County kentinde ayrıcalıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ünlü İngiliz kadın seyyah ve casus.

Gezgin, yazar, arkeolog, kaşif, kartograf ve yirminci yüzyılın başlarında İngiliz İmparatorluğu adına görev alan siyasi ataşe (ve casus) olan Gertrude Bell, Irak ve Ürdün devletlerinin kurulmasına ve bu devletlerin ilk kralları olan Kral Abdullah ile Kral Faysal’ın seçilmesine yardımcı olmuş, iktidar belirlemiş bir kadındır.

Bell’in babası ünlü bir aileden gelen Thomas Hugh Bell’di. Gertrude Bell, henüz 3 yaşındayken annesi vefat etti. bunun üzerine babası Thomas birkaç yıl sonra seçkin bir aileden gelen ve oyun yazarı Florence Oliffe ile evlendi. Gertrude ‘un üvey annesiyle arası ilk yıllarda pek hoş değildir. Ailenin tüm üyelerinin Bell hakkındaki ortak görüşü şudur: “Gertrude anlaşması çok zor bir insandı. Üvey annesiyle daha sonra aralarındaki ilişki düzelir ve ölene dek ona mektuplar yazar. Fakat hayatına yön veren asıl kişi gezi tutkusunu miras aldığı babasıdır. Onuruna düzenlenen bir toplantıda, seksenlerindeki babası, benzersiz ilişkilerini şöyle tanımlar: “Bence bizim kurmayı başardığımız o özel, mahrem ilişki bugüne kadar hiçbir baba kıza nasip olmamıştır.”

İlk ve orta öğrenimini Londra’daki çeşitli okullarda tamamlayan Bell, Tarih okumak için Oxford Üniversitesi’ne gitmeye karar verdi. Ancak 19. yüzyılda kadınların üniversiteye gitmesi pek alışıldık bir şey değildir. Oxford’a kabulü ve daha sonrasında eğitimi çok zordur. Kütüphaneyi kullanamaz, sınıflarda ayrı yerlere oturtulur, hatta bir profesör onu, ancak yüzü duvara doğru dönük oturması şartıyla derse kabul eder. Buna rağmen üniversitenin Modern Tarih bölümünü birincilikle bitirir, Oxford’u birincilikle bitiren ilk kadındır. Günlüklerinde yazdığına göre fazla Oxfordlu bulunduğu için evlilik piyasasında yer edinememiştir.

Okuldan mezun olduktan sonra seyahat etmeye karar veren Bell, Avrupa ve daha sonra da Ortadoğu’ya çok sayıda seyahatlerde bulundu. İlerliyen yıllarda dağcılık ve dünya turlarıylada ilgilenmeye başlayan Bell, 1897 – 1898 ve 1902 – 1903 olmak üzere iki kez dünya turuna çıktı.1899 yılında Kudüs’e yaptığı ziyaretten sonra Araplara karşı büyük bir sevgi ve ilgi duymaya başladı. Arap çöllerinde seyahatler yaptı ve batılılara çöl hayatını anlatan yazılar yazdı. Araplar ona “Çölün Kızı” ve “Irak’ın Taçsız Kraliçesi” isimlerin verdiler.



 

Çeşitli aşiretlerden ve hiziplerden siyaset adamlarıyla ve dini liderlerle olduğu kadar halkla da kaynaşır. Bell’in Arabistan’da böylesine benimsenmesi, I. Dünya Savaşı’nda İngiliz istihbarat servisinin onu en uygun kişi olarak görevlendirmesiyle sonuçlanır. Arabistanlı Lawrence olarak bilinen T.E.Lawrence’ı da bir anlamda yetiştiren, ona yol gösteren, akıl hocalığı yapan, onun nüfuzlu kişilerle ilişki kurmasını sağlayan da Gertrude Bell olur.

1892’de İran’da büyükelçi olan amcasının yanına gitmek için Farsça öğrenir. “Vahşi bir yolculuğun eşiğinde olmanın getirdiği heyecanı insan hayatta çok nadir olarak hissedebilir” diye yazar günlüğüne. 23 yaşındaki Bell, Şark Ekspresiyle Paris’ten İstanbul’a, oradan gemiyle ve sonra karayoluyla İran’a gider. Burada diplomat Henry Cadogan ile tanışır. Rudyard Kipling’in şiirlerini ve Henry James’in hikayelerini de içeren bir edebiyat sevgisini paylaşırlar. Gertrude aşık olur ve nişanlanırlar. Ancak babası, Cadogan’ın kumar alışkanlığı nedeniyle evlenmelerine izin vermez. Bell, aynı yıllarda İranlı şair Hâfız-ı Şirâzî’nin divanından bazı parçaları İngilizce’ye çevirerek yayınlar.

Bell, 1907’in Mart’ında arkadaşı arkeolog William Ramsay ile birlikte Anadolu’ya geldi ve Bir süre sonra İngiltere’ye döndü.Daha sonra Ocak 1909’da Mezopotamya’ya bir gezi düzenleyen Bell, bu sırada Geç Hitit dönemine ait olan Karkamış’ta önemli keşif ve incelemelerde bulundu ve bu bölgede kısa süreli kazılar yaptı. Sonra Irak’taki ünlü antik şehir olan Babil’e gitti.

Sonraki yıllarda Orta Doğu da İngiltere’nin çıkarları için çeşitli faaliyetlerde bulunmaya başlayan Bell, Orta Doğu’da İngilizlerin şimdi bile aktif oldukları Orta Doğu politikasının kurucusu ve planlayıcılarından biridir. Mezopotamya bölgesindeki Arap kabileleri Türklere karşı kışkırtan faaliyetlerde bulunmuştur. Ayrıca 1919 yılındaki Paris Barış Konferansı’na delege olarak katıldı ve Irak devletinin sınırlarının belirlenmesi için çalışmıştır.

Hiç evlenmemiş olan ve yalnızca bir kez nişanlanan Bell, nişanlısını Çanakkale Savaşları sırasında kaybetti. Yalnızlık ve sağlığının da bozulması sebebiyle bunalıma giren Bell, 12 Temmuz 1926 yılında yüksek dozda uyku hapı alarak intihar etti ve Bağdat’ın Bab el-Sharji ilçesinde, İngiliz mezarlığında toprağa verildi. Cenazesi arkadaşları, İngiliz yetkililer ve Irak Kralı dahil olmak üzere çok sayıda insanın katıldığı büyük bir olaydı. Mezarlığa tabutu taşınırken Kral Faysal’ın özel balkonundan olayı izlediği söylenmektedir. Gertrude Bell asla evlenmedi ve çocuğu yoktu. Geride özellikle tarihi eserleri ve gezilerini anlatan çok sayıda yayın bırakmıştır.

Werner Herzog’un yazıp yönettiği 2015 ABD yapımı Queen of the Desert (Çöl Kraliçesi) isimli filmde Gertrude Bell’i Nicole Kidman canlandırmıştır.

Yorum yaz

Kategoriler
E-Mail Aboneliği

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz.