Bertrant Russell “Tümevarımcı Hindi Hikayesi”, Tümevarımın Eleştirisi

/ 2 Mayıs 2014 / / yorumsuz

Bertrant Russell “Tümevarımcı Hindi Hikayesi”, temelde bir Tümevarım Eleştirisidir. Tümevarımsal akıl yürütmenin eleştirisini de aslında bilimsel yöntemle ilgili gelişmelerden ve bilim felsefesinin odaklandığı ana konulardan bağımsız düşünmek konuyu eksik bırakmak demek olur.

Biz bu çerçevede Bertrant Russell’ın Tümevarımcı Hindi Hikayesi’ni aşağıda vermekle birlikte bazı linklerle daha derin bilgi isteyenleri başka sayfalara da bakmaya davet edeceğiz.

“Oldukça şüpheci ve iyi bir tümevarımcı olan bu Hindiyi sahibi pazarda satar. Yeni sahibi Hindiyi götürür ve kümese koyar. Hindi yeni sahibinin niyeti konusunda şüphelidir. Ancak yeni sahibi, sabah saat 9.00’da yem ve su getirir. Dediğimiz gibi, bizim Hindi, iyi bir tümevarımcıdır. Öyle hemen bir sonuca varmaz. Ertesi gün ve sonraki günlerde de gözlemlemeye devam eder. Yine güneçli ve yağmurlu günlerde de gözlemlerine devam eder. Ve her gün sabah tam 9.00’da yem ve suyununu getirildiğini görür. Artık ikna olmuştur.

Çıkarımını yapar: “Benim sahibim her gün sabah saat 9.00’da yem ve suyumu getirir.” der.



Ve ertesi sabah Şükran Günü olduğu için sahibi bu defa elinde keskin bir bıçakla gelir.

David Hume da, Bacon’un tümevarımı modern bilimin temeline koyması ve yüceltmesinin üzerinden 2 yüzyıl kadar bir zaman geçtikten sonra, tümevarımın temelde kifayetsiz ve kesinlikten uzak oluşunu yine tümevarımsal bir çıkarımla göstermiştir. Şöyle ki:

1. Tümevarımsal çıkarım doğrudur.

2. Tümevarımsal çıkarım doğrudur.

3. Tümevarımsal çıkarım doğrudur.

… … … …

100. Tümevarımsal çıkarım doğrudur.

Olsa bile, bir sonraki tümevarımsal çıkarımın doğru olacağının garantisi yoktur.Dolayısıyla sınırsız bir evrende sınırlı sayıda gözlem ile genel bir yargıya kesin bir doğruluk derecesinde ulaşamayız.

Konuyla ilgili “Bilim nedir? Bilimsel yaklaşım ya da bilimsel metod diye birşey var mıdır? Bilimin gayesi nedir?” sorularına cevap arayan makale için tıklayın.

Yorum yaz