Form ve mahiyet, biçim ve içerik ilişkisi

/ 1 Haziran 2015 / / yorumsuz

Dünyanın en büyük finans şirketlerinden J.P. Morgan’ın CEO’su James Dimon’un, zengin koca avcısı bir kızın kendisine attığı bir elektronik postaya verdiği ibretlik cevap:



Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm. Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek…

Form ve mahiyet, biçim ve içerik ilişkisi

Form ve mahiyet, biçim ve içerik ilişkisi

Form: Bir kek yaparken yağı, sütü, unu ve şekeri ne kadar (hangi ölçülerde) kullanacağımızı ve ne zaman karıştıracağımızı, ne kadar pişireceğimizi belirler.

İçerik: Kekin yapımında kullanılan malzemelerdir.

Peki lezzetli bir kek yapmak için forma mı, yoksa içeriğe mi dikkat etmeliyiz?

Örneğin, aynı un, süt, şeker ve yağı verdiğimiz iki aşçıdan birisi sıradan, diğeri ise çok lezzetli bir bir kek yapabilir. Bu durumda keki lezzetli olan aşçının kullandığı malzemeler aynı olduğuna göre, farkı nedir? Hangi malzemeden ne ölçüde kullanacağını, ne kadar karıştıracağını, ne kadar pişireceğini iyi ayarlaması değil midir?

Tıpkı bunun gibi, aynı sözcükleri kullanan iki kişi de, birisi sözcükleri yerli yerinde (düzgün biçimde, formda) kullanarak doğru ve etkileyici bir konuşma yapabilir. Oysa sözcükleri yerinde ve düzgün kullanamayan diğer kişi, etkisiz veya yanlış şeyler söyleyebilir. Demek ki, konuşmanın ve düşünmenin formu, içerik olarak doğru olup olmamasını, iyi sonuçlar doğurup doğurmamasını etkiliyor.

Form: Ders çalışma zamanı ve miktarı

İçerik: Ders çalışırken gerçekten öğrenmeye önem verme, derste aklını konuya vermedir.

Peki her gün düzenli olarak ve en az 5 saat ders çalışan bir öğrenci mi daha iyi öğrenir ve başarılı olur? Yoksa düzene filan önem vermeyen, ama öğretmenin anlattığını ve kitaptan okuduğunu gerçekten anlamaya çalışarak yapan öğrenci mi daha iyi öğrenir ve başarılı olur?

Form: Beden ölçüleri

İçerik: Et ve kemik

İnsan olarak hepimiz aynı tip hücrelerden, yani etten-kemikten ibaretiz. Ancak kimi insanlar sporla ve düzenli yaşam-dengeli beslenme ile formunu korur. (Örneğin, meşhur 90-60-90 öçülerinde olduğu gibi). Kimimiz formunu koruyamaz. İçerik aynı olsa bile ortaya Kardeş Payı’ndaki Kartal karakterinin Deniz için söylediği şey çıkar: Sen insansan ben neyim?

Peki her şey formdan mı ibarettir?

Elbette değildir. Çünkü formda bir yerde içeriğe, öze bağlıdır.

Dünyanın en büyük finans şirketlerinden J.P. Morgan’ın CEO’su James Dimon’un, zengin koca avcısı bir kızın kendisine attığı bir elektronik postaya verdiği ibretlik cevap.



Zengin birisi ile evlenmek isteyen bir kızın J.P. Morgan’a yolladığı elektronik posta :

Sayın Morgan,

Sizinle dürüst olacağım. Bu yıl 25 yaşına giriyorum. Çok güzelim, iyi bir stilim var ve kaliteli şeyleri severim. Yıllık geliri en az 500 bin dolar veya daha fazla olan bir adamla evlenmek istiyorum. Aç gözlü olduğumu düşünebilirsiniz fakat New York’ta yıllık geliri 1 milyon dolar olan insanlar maalesef orta sınıf sayılıyor.

Çok şey istemiyorum. Sizin sitenizde yıllık geliri 500 bin dolar veya daha fazla olan biri var mı? Hepiniz evli misiniz? Bu konuları merak ediyor ve sormak istiyorum, sizin gibi zengin insanlarla evlenmek için ne yapmam gerek?

Bugüne kadar birlikte olduğum erkekler arasında en zengini yılda 250 bin dolar kazanıyordu. Central Park’ın batı yakasında, yüksek bütçeli rezidanslarda yaşamak isteyen biri için yıllık 250 bin dolar yeterli değil. Size alçak gönüllülükle soruyorum:

1) Zengin bekarlar nerede takılır? (Lütfen bar, restaurant, spor salonu, kulüp, vs. gibi mekanların isimlerini ve adreslerini yazar mısınız.)

2) Hangi yaş kategorisine odaklanmalıyım?

3) Çoğu zenginin eşleri neden ortalama güzellikte? Bir kaç kızla tanıştım; güzel veya ilgi çekici değiller ama zengin erkeklerle evlenebiliyorlar.

4) Kimin karınız, kimin yalnızca sevgiliniz olabileceğine nasıl karar veriyorsunuz? Benim hedefim evlenmek. Zengin bir adamla evlenebilmek için ne yapmalıyım ?

Saygılarımla

Bayan Güzel

Form ve içerik ara!

James Dimon’un kıza yanıt olarak yolladığı elektronik posta :

Sevgili Bayan Güzel,

Yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Tahmin ediyorum ki sizin gibi aynı soruları soran pek çok genç kız var. Lütfen profesyonel bir yatırımcı olarak durumunuzu analiz etmeme izin verin. Benim yıllık gelirim 500 bin doların üzerinde, sizin kriterlerinize uyuyor, bu sebeple zamanınızı boş yere çalmadığımı umut ediyorum.

Bir iş adamı gözünden bakarsak, sizinle evlenmek kötü bir fikir. Nedeni ise çok basit, lütfen açıklamama izin verin. Detayları bir kenara bırakırsak, yapmaya çalıştığınız şey “güzellik” ile “para” ikilisini takas etmek: A kişisi güzelliği sağlar, B kişisi de bunun için ödeme yapar, gayet adil. Fakat burada ölümcül bir problem var; sizin güzelliğiniz kaybolacak ama benim param iyi bir sebep olmadıkça tükenmeyecek. Aslına bakarsanız, benim gelirim yıldan yıla artabilir, ancak siz yıldan yıla güzelleşemezsiniz. Bu sebeple, ekonomik açıdan bakarsak, ben değer kazanan bir varlıkken siz değer kaybeden bir varlıksınız. Hem de sıradan bir değer kaybı değil, katlanarak artan bir değer kaybı. Eğer güzellik sizin tek varlığınızsa, değeriniz 10 yıl sonra çok daha düşük olacak.

CEO J.P. Morgan

zengin-birisi-ile-evlenmek-isteyen-kiza-ibretlik-cevap-ilgincbirbilgi
Zengin bir adamla evlenmek isteyen kıza ibretlik cevap

Wall Street’te kullandığımız bir terimden yola çıkarsak, sizin için “takas pozisyonu” diyebiliriz, “satın al ve bekle” değil. Sizi satın almak iyi bir fikir değil, bu sebeple kiralamayı tercih ederim. Çünkü alışveriş değeri düşen bir şeyi uzun süre elde tutmak hiç de akıllıca değildir. Şüphesiz; aynı şey sizin istediğiniz evlilik için de geçerli.

Bu yazdıklarım size zalimce geliyorsa bir de şöyle düşünün; tüm paramı kaybetseydim, beni terk etmez miydiniz? Aynı şekilde güzelliğinizi kaybettiğinizde, benim de çıkış yolunu bulmam gerekmez mi?

Yıllık geliri 500 bin doların üstünde olan insanlar aptal değil; sizinle yalnızca çıkarız ama evlenmeyiz. Size, zengin bir adamla evlenme fikrini unutmanızı öneririm. Bu arada, yılda 500 bin dolar kazanan o zengin siz olabilirsiniz. Zira o kadar parayı kazanmak, zengin bir aptal bulabilme ihtimalinizden daha yüksek…

J. P. Morgan özetle “Güzelim diye övünme bir sivilce yeter!” diyor. Tabii sözün devemı şöyle: “Zenginim diye güvenme bir kıvılcım yeter!”

Kaynak: ilgincbirbilgi.com

Genelde form ve içerik konusundaki tartışma “form ve içerik ilişkisi nasıl bir ilişkidir, kim kimi belirliyor?” minvalinde bir tartışmadır.

Tartışmayı ortaya çıkaran ana köken antropomorfizm. Yani şeyleri düşünürken onları insansı düşünmek. Doğal olan bu değil mi? Düşünen insan olduğu için, her şeyi insan gibi düşünme eğilimde. Oysa insan bir şey, ama her şey insan değil.

Genelde konu bunları iki ayrı şey olarak alıp bunların etkileşimleri üzerinden yürüyor. Forma nitelik, içeriğe nicelik deniliyor. Olabilir. Ancak nitelik ve niceliğin referans değerleri yapısalcı paradigmadan besleniyor. Sanki nitelik ve nicelik iki ayrı nelikmiş gibi kodlanıyor. Oysa değil. Nitelik nelik (mahiyet), nicelik neliğin nasıllığı, ne kadarlığı, ne zamanlığı.

Bence nicelik referans değerleriyle düşünülür ama yapısalcılığın zaman kategorisi takvimsel bir zaman kategorisi. Sıkıntının ana kaynaklarından biri de bu zaten. Onun yerine referans değeri olarak sonsuzluk ve sonluluk verirsek ortada sıkıntı kalmıyor.

Form ve içerik konu olduğunda kim kimi kapsıyorsa o onu belirler demek yanlış değil.

Form içeriği kapsıyor, zaten bu kapsama içeriğinin oluşumuna imkan veriyor. Ve içerik yokken form olmaya devam edebiliyor. Bu en önemli gösterge. İki şeyden biri diğeri yokken var olamıyorsa, diğeri yokken de var olan asıl olandır. Somutlayalım: Örneğin içinde balık olmasa da su su olabilir, ama balığın olabilmesi için su gerekir. Su formdur balıksa içerik.

Form şeyin şey olmasının ana koşulu. Şey şey olduktan sonra yani form aldıktan sonra zaten bir içi olma imkanı yakalıyor, çünkü bir dışı olabiliyor, aldığı için. İçi olan zamanın içinde olduğu içinde içeriği oluyor. Ama bir kere dışı olmuş olan artık içi olmasa bile var olmaya devam edebiliyor.

Form şeye var olma imkanı veriyor. İçerik şeyin var olmasının devam etmesine imkan veriyor. Örneğin sen şimdi varsın. Var olmanın koşulu ise vücudunun var olmaya devam etmesi (içerik), ama diyelim sen öldün. Sadece içeriğin kaybolur senin formun baki kalır. Hatta arkandan fatiha bile okunur.

Baki kalur sahife-i alemde adımız.



Ama şey bir kere var olunca var olmaya devam etmese bile var olmuşluğu baki kalıyor. Bir şey bir kere form kazandı mı o şey hep olmaya devam ediyor ama bir şey bir kere içerik kazanınca o şey süreklilik kazanmıyor.

Tam bu ayrımı empirik düzeyde açıklayan frame-content diye nefis bir hipotez var hoş kanıtladılar ama adı öyle kaldı.

İnsanda konuşmanın temel öğeleri olan babıldamayı, hecelerin nasıl çıktığını açıklıyor kuram. Diyor ki, ana çerçeve olan çene tüm bunların çıkışına imkan veriyor.

Frame çene yani form. Babıldama content yani içerik. Çenenin olacak olması, insanın çeneli bir varlık olması babıldama ve konuşmayı, hecelerinin ve içeriğin çıkışını temellendiriyor. Chomsky’nin dediği gibi insan dil potentli zaten. Bu dil potentli olmasının koşulu ise insan formunda olması.

Buraya kadar böyle ama buradan sonra enfes bir açıklık var. Form ve içeriğin aslında aynı şey olduğunu gösteren, kabul etmenin ne kadar derecesiz ne kadar yakın olduğunu gösteren, adaletin ve sevginin hiyerarşisiz olduğunu gösteren, ne istersen onu gösteren desek daha doğru belki.

Baştaki ders çalışma ve öğrenme örneğine dönelim. Derse belirli bir düzende ve miktarda çalışmayan öğrenci hakkıyla öğrenebilir mi? Ya da kitabına ve öğretmenine aklını tam olarak verebilmek için o öğrencinin belirli bir düzen ve disiplin içinde çalışması gerekmez mi? Yani form ve içerik aslında ayrışamaz bir şey değil midir?

Form ve içerik ara!

Yorum yaz