Pygmalion Etkisi ya da Kendi Kendini Gerçekleştiren Kehanet

/ 11 Mayıs 2020 / / yorumsuz

Pygmalion Etkisi ya da Kendini Gerçekleştiren Kehanet

Maruz kaldığımız durumdan kaçma, kaçınma çabalarımız sonuç vermediğinde, sonraki ve benzer süreçler için de: “Nasılsa başaramıyorum, olmuyor.” biçimindeki pasif kabullenişe  öğrenilmiş çaresizlik denir.



İster öğrenilmiş çaresizlik biçiminde ister kabaca korktuğumuzun başına gelmesi biçiminde olsun, bazen inançlarımızı veya korkularımızı meydana getirecek davranışları işte bu inanç ve korkularımız sayesinde biz kendiliğimizden gerçekleştiririz. Tam bu noktada karşımıza Pygmalion Etkisi ve kendi kendini gerçekleştiren kehanet kavramlarını karşımıza çıkar.

Pygmalion Etkisi ve Kendini Gerçekleştiren Kehanet Kavramını Anlamak

Pygmalion Etkisi aslında temelini sosyolog Robert King Merton tarafından ortaya atılan “kendi kendini gerçekleştiren kehanet” kavramından almıştır.

Araştırmalar, başkaları hakkında beklenti içinde bulunan bireylerin, bu beklentilerle, onların davranışlarını şekillendirebileceğini göstermektedir.

Pygmalion Etkisi, bir kişinin beklentisinin, başka bir kişinin davranışları üzerinde güçlü etkisi olduğunu ifade etmektedir.

Akıllı Hans adındaki at ve kendini gerçekleştiren kehanet

Kendini gerçekleştiren kehanet kavramının mahiyeti, 1911 yılında, bu kez Stumpt ve Pfungst adlı iki psikologun ilgisini çekmiştir.

Bu ilgiye neden olan toynaklarını yere vurarak matematik sorularını yanıtlayan “Akıllı Hans” denilen bir attır. Hans toplama, çıkarma, bölme ve çarpma yapabilmektedir.

İki psikolog önceleri bu duruma şüphe ile bakarlar. Fakat Hans’ın sahibi olmadan da soruları doğru yanıtlaması, şüphelerinin bir nebze de olsa dağılmasına neden olur. Bu kez bir hayvanın insani bir zekâya sahip olmasının altında başka bir faktör aramaya başlarlar.

Araştırmaları sonucunda psikologlar, atın, ona soru soran kişilerin baş hareketlerinden ipuçları alarak soruları yanıtladığını fark ederler.

Sözgelimi iki kere üçün kaç olduğunu soran kişi, soruyu sorduktan sonra atın ayaklarına bakmaktadır. O sırada at toynaklarına vurmaya başlar. At bunu beş kez yaptığında, atın doğru yanıta yaklaştığını anlayan kişi yavaşça başını yukarı kaldırır. Bu kez atın yüzüne bakar. At, soru soranın bu pozisyonuna şartlandığından toynaklarını yere vurmayı bırakır.

O halde kendini gerçekleştiren kehanetin temelinde neyin olduğunu artık sıralayabiliriz:

Araştırmacılar bunun nedenini, gözlemcilerin, üzerinde çalıştıkları hedef veya özneye, istem dışı olarak ve istikrarlı bir şekilde sinyaller göndermelerine bağlamışlardır.

Bir başka deyişle gözlemcilerin bazı beklenti ve önyargılarına, istikrarlı bir şekilde maruz kalan özneler, zamanla değişim göstermekte ve gözlemciyi haklı çıkarmaktadır.

Kendini gerçekleştiren kehanette, yanlış bir inanç veya düşünce zamanla kendini gerçekleştirmektedir.

Kendini gerçekleştiren kehanet süreci; birinin, başka biri hakkındaki yanlış inancının gerçekleşmesi veya zamanla doğru olmasından ibarettir.

Madon ve diğerlerine göre kehanetin gerçekleşmesi sürecinin üç önemli adımı mevcuttur.



1.Adım: Bir kişi (algılayan) başka bir kişi (hedef) hakkında yanlış bir inanca sahip olmalıdır. Sözgelimi öğretmen bir öğrencisinin diğer öğrencilerinden daha az yetenekli olduğunu varsayabilir.

2.Adım: Algılayan kişi, hedefteki kişiye istikrarlı bir şekilde sahip olduğu yanlış inanca göre davranmalıdır. Sözgelimi öğretmen daha az yetenekli olduğuna inandığı öğrenciye daha az söz verir veya daha az zaman ayırır.

3.Adım: Hedefteki kişi, algılayan kişinin kendi hakkındaki yanlış inancına göre davranış göstermesi gerekmektedir. Sözgelimi öğretmeni tarafından yeteneksiz olarak görünen öğrenci, nihayetinde diğer öğrencilere nazaran derse daha az katılım gösterir ve daha az öğrenir.

  • Bir iş başvurusu için hazırlanan kişi, daha önceki denemelerinden ya da işin konumundan dolayı o işi alamayacağına inandığı için iş görüşmesine “zaten olmayacak” düşüncesiyle özensiz gidecek ve bu özensizlik kişinin işe alınmamasını doğrulayabilecektir.
  • Matematik dersinden nefret eden öğrenci, ne kadar çalışırsa çalışsın matematik sınavından düşük alacağını düşündüğü için çalışmayacak ve bu çalışmama davranışı düşük almasını gerçek kılacaktır.
  • Yeni başladığı şirkette çalışan bir personelin, ortada bunu düşünmek için somut bir neden olmaksızın kendisinden hoşlanmadığını düşünen kişi, bu personele karşı düşüncesinden ötürü soğuk davranacak ve bu davranış personelin ondan gerçekten hoşlanmamasına neden olacaktır.