Etkili öğrenme: Yeni araştırmalar ezberleri bozan bulgular sunuyor.

/ 14 Aralık 2019 / / yorumsuz

Etkili öğrenme için işe yarayacak bir çok yöntem var. Ancak yeni araştırmalar ezberleri bozan bulgular sunuyor.



Yeni araştırmalar ezberleri bozan bulgular sunuyor. Biz bilimsel araştırmaların ayrıntıları ile zaman kaybetmeden, beynin yapı ve işleyişi için kıvrımları arasında dolaşıp yolumuzu, esas mevzumuzu kaybetmeden öğrenme ile ilgili yeni bulgulara ve yollara geçelim:

Öğrenmeyle İlgili Yeni Bulgular

  • Yeni bulgulara göre daha yavaş öğrenenler arka planda gereğinden fazla düşünmekle o kadar meşgul oluyor ki öğrenme süreçleri yavaşlıyor.

Araştırmacılar bu durumu, bir şeyi gereğinden fazla düşünerek zihni yormak ve verimini düşürmek şeklinde özetliyor.

  • Öğrenme  üst biliş becerimizle de ilişkili. Üst biliş, düşüncelerimizi tartıp değerlendirdiğimiz yerdir. Biliş kavramı algılama, anlama, hatırlama gibi zihinsel süreçlere karşılık gelir. Üst bilişsel beceri ise insanın tüm bu zihinsel süreçlerin farkında olması ve onları kontrol edebilme özelliği olarak tanımlanır.

Yani üst biliş “neyi ne kadar bildiğimizi bilmemizi” sağlar. Bu becerimiz sayesinde sınırlarımızı bilir ve eksiklerimizi telafi etmeye çalışırız. Böylelikle kendimizi, kendi hatalarımızın ve eksikliklerimizin bize vereceği zararlardan korumuş oluruz. (Gariban Sokrates boşuna çırpınmış. “Bildiğim bir tek şey varsa hiçbir şey bilmediğim.” gibi veciz sözler yerine demek ki ne diyecekmiş: “Neyi bilip neyi bildiğimizin farkında olalım. Üst bilişsel -metacognitif yetinizi biraz geliştirin, öyle her şeye ‘ben bunu biliyorum’ diye atlamayın.”)

Bir de Bunları Deneyin: Öğrenme İçin Yeni Yollar



Eğitim hayatımız boyunca verimli bir öğrenme sürecine ilişkin bir çok farklı öneriyle karşılaşıyoruz. New York Times’ın bilim yazarı Benedict Carey’nin bilimsel çalışmalara da dayanarak özetlediği bazı ezber bozan yöntemleri size yeni fikirler verebilir:

  • Bir çoğumuz en iyi öğrenme yolunun, sadece öğrenilmek istenen konu üzerinde çalışmak olduğunu zanneder, birbiriyle ilişkili olsa bile bir konuyu bitirmeden başka konuya geçmemek gerektiğini düşünürüz. Ancak kimi araştırmalar bunda yanıldığımızı gösteriyor. Bulgulara göre beynimiz aslında birbiriyle ilişkili bilgilerin bir arada verildiği durumlarda, yalnızca tek bir bilginin derinlemesine verildiği duruma göre çok daha etkin öğreniyor.

Araştırma kapsamında on iki ressamın yetmiş iki çalışması -her birinin altında ressamın adı görülecek şekilde- lisans öğrencilerinden oluşan iki ayrı gruba bilgisayar ortamında gösterilmiş. Ancak birinci gruba her ressama ait altışar resim üçer saniye boyunca sırayla gösterilirken ikinci gruba resimler yine üçer saniye ancak bu kez karışık olarak gösterilmiş. Ardından katılımcılara küçük bir sınav uygulanmış. Sınavda yine aynı ressamlara ait ancak bu kez farklı resimler (altlarında ressam adı olmadan) gösterilmiş ve resimlerin kime ait olduğunu tahmin etmeleri istenmiş.

Hangi grup tahminlerinde daha başarılı olmuş dersiniz?

Yanıt: İkinci grup.

  • Uzmanlar blok halinde, uzun bir süre çalışmak yerine çalışma süresini bölümlere ayırmanın da çalıştığınız konuya daha iyi konsantre olmanızı sağlayacağını belirtiyor. Örneğin bugün iki saat tarih çalışmak yerine bugün ve yarın birer saat çalışmak daha fazla bilginin aklınızda kalmasını sağlayabilir.
  • Uygulayabileceğiniz bir başka metot ise dönem dönem çalışma ortamınızı değiştirmenizdir. Bilgiyi ortamdan bağımsız hale getirmeniz, sessiz ve düzenli bir çalışma ortamının dışında farklı koşullarda da çalışabilmenize olanak sağlayabilir. Ara sıra bilgisayarınızı alıp bir kafede ya da kitabınızı alıp parkta çalışmayı deneyebilirsiniz. Yalnızca çalışma ortamınızda değil çalışma saatinizde ve çalışma biçiminizde de değişiklik yapabilirsiniz. Notları bilgisayarda değil elle yazmak, gün içindeki çalışma saatini arada bir değiştirmek, çalışırken müzik dinlemek gibi yöntemler daha kolay öğrenmenize yardımcı olabilir.

Uyku ve öğrenme



  • Öğrenme sürecinin düşmanı olarak bilinen durumlardan biri de çalışırken kestirmek. Oysa sadece on dakikalık bir uyku molası uyanıklığın, konsantrasyonun ve dikkatin dört saat boyunca artmasını sağlayabiliyor. Araştırmalar kestirme süresi yirmi dakikaya çıktığında hafıza becerilerinin arttığını gösteriyor. Derin uykuya geçilen uzun süreli bir kestirmenin ise anıların kısa süreli hafızadan prefrontal korteksteki kalıcı yerlerine taşınmasına yardımcı olduğu biliniyor.

Son yıllarda yapılan çalışmalar, öğrenme sürecinin insan uyurken dahi devam ettiğini bizlere göstermiş durumda. Uyanıkken beynin algıladığı yeni bilgiler sonucunda oluşan sinirler arası bağlantılar uyurken daha da güçleniyor.

Derin uykunun isimler, tarihler ve formüller gibi sayısal bilgileri hatırlamada önemli rol oynadığını düşünürsek ertesi gün bu tür bilgileri hatırlamanız gereken bir sınavınız varsa derin bir uyku çekmeniz size son dakika çalışmaktan daha fazla fayda sağlayacaktır.



  • Yeni öğrendiğiniz bilgiyi bir başkasına anlatmaya çalışın ve bunun için kendinizi zorlayın. Uzmanlar bu yöntemin ders notlarını tekrar okumaktan bile daha etkili olduğunu belirtiyor.

Bu önerilerin hiç biri başarılı olmanın yolunun çalışmaktan geçtiğini reddetmiyor. Başarı için önünüzdeki işe yeterli zamanı ayırmanız ve konsantre olmanız şart. Ancak ara sıra farklı yöntemler denemek veriminizi artırabilir.

Biraz kestirmek, hayal kurmak, gürültülü ortamda çalışmak ya da kısa bir yürüyüş yapmak da bunlar arasında.

Referans yazı: 

Öğrenme Yönteminizi Değiştirin – Pınar Dündar TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi Ekim 2017

Verimli Öğrenme İçin, Öğrenme Yönteminizi Değiştirin – Matematiksel