Müfettiş ve Çiftçi: Boğanın önünde, eşeğin arkasında, aptalın ise her tarafında uyanık ol!

/ 11 Nisan 2018 / / yorumsuz

Müfettiş ve Çiftçi: Boğanın önünde, eşeğin arkasında, aptalın ise her tarafında uyanık ol!

Federal Tarım Bakanlığı müfettişi uyuşturucu imalatında kullanılan bir bitkinin yetiştirilmediğinden emin olmak için Teksas’ta bir çiftliğe denetime gitmişti. Yanıp dönen ışığı ile siren çalarak çiftliğin avlusuna girdi, gösterişli üniformasının verdiği güvenle elleri kemerinde orada pipo içip küreğini temizleyen yaşlı çiftçinin yanına yaklaştı.



Laubali ve üstten bakan bir tavırla “Baba selam, burada hint keneviri yetiştiriyor musunuz?” diye sordu. “Hayır evlat sadece buğday yetiştiriyor ve hayvancılık yapıyorum” cevabını alınca da memur; “Senin beyanın yeterli değil baba, çiftliği gezmeliyim ve kendi gözlerimle görmeliyim” dedi. “Tabi gezebilirsin” diye cevapladı çiftçi. “Ama şu dikenli tel ile çevrili alana girme”
Memur bir kahkaha atıp arka cebinden bir kimlik çıkardı çiftçinin burnuna dayadı ve; “Şunu görüyor musun? Bu kimliği gösterdiğim batı Teksas’da her çiftlikte, her yeri gezebilirim. Hiç kimseden izin almak zorunda değilim, hele senin gibi bir bunaktan asla izin almam! ”  Bunu dedikten sonra da ütülü pantolonunu zedelememeye gayret ederek iki dikenli tel arasından eğilip bükülerek çitin öbür tarafına atladı. Yaşlı adam “sen bilirsin” der gibi başını salladı ve yine oturup işine devam etti.
Bir süre sonra inanılmaz bir patırdı koptu. Çiftçi başını kaldırıp çitin öbür tarafına baktığında müfettişi kızgın boğasının önünden feryat figan kaçarken gördü. Görevli deli gibi dikenli telleri atlamaya çalışırken bu sefer pantolonu takıldı ve boğanın hızla yaklaştığını gördüğünden panik içinde çiftçiden yardım istedi. Çiftçi sakin bir sesle; “Kimliği göster ona” dedi ve ekledi, “Kimliğini görmedi ki!,  senin Batı Teksas’da istediğin çiftlikte istediğin yere girme hakkının olduğunu bilmiyor”
Yaşam “kimliğe” bakmaz.   Herkesin “Boğa”ları yaşamının değişik evrelerinde karşısına çıkar.  Krallar da, dilenciler de aynı şekilde sıkıntıları olduğunda sabahlara kadar kurar dururlar. Herkes kendi payına düşen  derdin ateşini kalbinde hisseder.
Ama bazen insan “boğa”nın önüne kendi çıkar. Hiç bir üniforma, unvan, yetki, asalet, duruş hatta eğitim onları doğru kullanmadıkça ve gereğini yapmadıkça insanı yanlıştan ve dertten kurtarmaz.  Çünkü onların her biri birer araçtır. Eylemi onlar yapmaz biz yaparız.
Bir latin atasözü şöyle der; “A bove ante, ab asino retro, a stulto undique caveto” (Boğanın önünde, eşeğin arkasında, aptalın ise her tarafında uyanık ol )

Çalışkan, tembel ve müfettiş

Bir gün bir okula müfettiş gelecekmiş ve her sınıfa girip soru soracakmış ve bir sınıfa girmiş. O anda çalışkan tembele sormuş “sana kopya vereyim mi?” Tembel “olur ver” demiş.
“o zaman benim dediklerimi de” demiş çalışkan.

Müfettiş çalışkanı kaldırmış ve sormuş:

-İstanbul’u kim fethetti

– Fatih Sultan Mehmet demiş

– Kaç yılında?

– 1453 demiş

– Uzayda hava boşluğu var mı demiş

– Var mı yok mu araştırılıyor demiş

Sıra tembele gelmiş:

– Senin adın ne

– Fatih Sultan Mehmet demiş

– Kaç doğumlusun

– 1453

– Senin kafanda var mı demiş

– Var mı yok mu araştırılıyor demiş.

Yorum yaz

Kategoriler
E-Mail Aboneliği

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz.