Öğretme mi, öğrenme mi?

/ 17 Mayıs 2016 / / yorumsuz

Öğretme mi, öğrenme mi? Öğretmenler mi öğretiyor, biz mi öğreniyoruz? Peki öğrenme nedir? Öğrenme denilen şey, yapmadan /eylemden /pratikten ilgisiz ve bağımsız salt teorik bir bilgilenme midir?

“Öğretme mi, öğrenme mi?” Prof. Dr. M.Yaşar Özden’in kısa yazısında (*) 2 bin 5 yüz yıl önce Sokrates’in de sorduğu bir soruyu sormuş. Kısa yazı (ya da kişisel notun) tamamı aşağıda. Biz burada Hocamızın aklımıza düşürdüğü, hatırlattığı bir kaç şeyi ekleyeceğiz.

Sokrates’in de aynı soru çerçevesinde fikirler ortaya koyduğunu Platon’un Diyaloglarından öğreniyoruz. Sokrates’in bu soru çerçevesinde ortaya koyduğu fikirler lise felsefe ders kitaplarında bir kaç cümle ile yer alır. Genellikle Sokrates’e (ve tabii öğrencisi Platon’a) göre insan bilgisinin doğuştan geldiği gibi bugün bize çok da anlamlı gelmeyen rasyonalist-idealist bir çizgi de ve tamamen soyut bir fikir ve ezber bir bilgi olarak değinilir.

Sokrates’in 2500 yıl önce söylediği noktaya bugün bir kere daha mı geldik?

Burada maiyotik ve diyalektik gibi bir takım sözcüklere girmeden özetleyelim: Sokrates de, bireyin bir başkasından bir şey öğrenmediğini, kendisinin anımsadığını (öğrendiğini) söylüyor.

“Bilen değil, yapabilen bireyler yetiştirmek”ten söz ediyor Özden Hocam. Sokrates de “bilgi-eylem özdeşliği”nden; doğru eylem ve doğru bilginin ayrı olmadığından söz eder. Sokrates’e göre bir şeyi bilmek demek onu yap(abiliyor ol)mak demektir. Ona göre doğru eylemde bulunmayanın doğruyu bildiğini iddia etmesi de yersizdir.

Tabii zaten çağdaş psikolojinin öğrenme tanımı da zaten bunu ifade ediyor. Psikolojideki tanımıyla öğrenme: “bilgilenme, tekrar ve/veya yaşantı yoluyla davranışlarda kalıcı bir değişiklik meydana getirmedir.”

Onlarca çocuğun (öğrencinin, gencin, bireyin) bir sınıfa sabahtan akşama kadar tıkıldığı ve sadece okuyarak ve dinleyerek vakit geçirdiği “okul” yapısı, öğrenmeyi sağlar mı?

Aşağıda tamamını bulacağınız Özden Hoca’nın notu ile Sokrates’in fikirleri ve psikolojinin öğrenem tanımını yan yana getirdiğimizde Özden Hoca’nın zaten söylediği son söze geliyoruz:

“Bilen değil Yapabilen bireyleri yetiştirmek için yeni bir şeyler söylemek gerekiyor.”

“Öğretme mi, öğrenme mi?”

“Öğretme” boş iş, eğer öğretmen öğretiyorsa niye bazısına çok, bazısına az öğretiyor, adaletli olamıyor da herkese çok öğretemiyor?

MIT’nin de son raporunda vurgu yaptığı gibi bu iş “ÖĞRENME” çerçevesinde çözülecek (Recommendation 3: Support the Expanding Profession of the “Learning Engineer”).

Parmak izlerimiz gibi farklı olduğumuzu kavrayacak ona göre öğrenmeye önem verecek öğrenme yardımcılarına ihtiyaç var. Asal bilgi aktarıcısı ve denetleyicisi öğretmene ihtiyaç kalmadı. O işi artık Google yapabiliyor. Bilen değil Yapabilen bireyleri yetiştirmek için yeni bir şeyler söylemek gerekiyor.

(*) M. Yaşar Özden.blog

Yorum yaz

Kategoriler
E-Mail Aboneliği

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz.