Üniversitelerde kapatılan bölümler bize ne anlatıyor?

/ 15 Ağustos 2018 / / yorumsuz

Üniversitelerde kapatılan bölümler bize ne anlatıyor?

Son yıllarda hemen her yerleştirme döneminde “boş kontenjanlar” ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Geçtiğimiz yıl YÖK boş kontenjanlar konusunu özel bir araştırma konusu olarak ele aldı. Araştırmada elde edilen (ki, yıllardır hep söylenen) en önemli sonuç: İşgücü piyasası ile eğitim verilmesi planlanan yükseköğretim programlarımızın uyumunun sağlanması ise kaçınılmazdır.cümlesi ile ifade edilmişti. 2018’e geçerken YÖK kontenjanlar konusundaki bu hassasiyetini nihayet uygulamaya koydu. 1000 civarında program kapatıldı.

2017 LYS yerleştirmelerinden 2018 YKS Tercihlerine geçtiğimiz dönemde yükseköğretim programları incelendiğinde 1000 (bin) civarında programın kapatıldığı, 2018 YKS tercihleri için bu bin programa kontenjan verilmediği görülüyor. Peki sınav sistemi değişikliğinin yaşandığı 2018’e gelindiğinde bu kadar fazla programın bir kerede kapatılması bize ne anlatıyor?

Öncelikle bu kapatılan programların 190-200 kadarı KKTC Üniversitelerinden.

Yine ağırlıklı olarak Devlet üniversitelerinden olmak üzere 20 civarında sadece KKTC Uyruklu adaylara ayrılan çoğunlukla 1-2 kişilik kontenjanı olan programın da kapatıldığını görüyoruz.

Peki, bu durum KKTC ile öğrenci alışverişimizin azaldığı anlamına mı geliyor? İlk bakışta evet yavru vatan KKTC ile öğrenci alışverişimizin azaldığı intibaı verse de halen Vakıf ve Devlet olmak üzere KKTC Uyruklu adaylar için toplam 145 programın ve KKTC üniversitelerinde de 1135 programda 13 bin 38 kişilik kontenjanın bulunduğu hesaba katılırsa alışverişin azaldığı fikri yanlışlanır.

Zaten kapatılan 1000 civarındaki programın % 80’ninin Devlet ve Vakıf olmak üzere kendi üniversitelerimizden olduğu görülüyor:

  • Ağırlıklı olarak Türkî Cumhuriyetlerin üniversitelerinden olmak üzere toplam 15 Yabancı Ülke programının kapatıldığını görüyoruz.
  • Vakıf Üniversitelerinden 550 programın kapatıldığını görüyoruz.
  • Devlet üniversitelerinden ise 200 civarında programın kapatıldığını görüyoruz.

Kapatılan programların kaçı hangi puan türüyle öğrenci alan programlardan oluşuyor diye bakılacak olursa:

Dil (Dil 1-2-3) puanlı 20 programın,

Sayısal (MF 1-2-3-4) puanlı 356 programın,

Eşit Ağırlık (TM 1-2-3) puanlı 355 programın ve

Sözel (TS 1-2) puanlı 83 programın kapatıldığı görülüyor.

Kapanan programların ve bağlı oldukları Fakültelerin çoğunlukla hangileri olduğuna baktığımızda daha anlamlı yorumlara ulaşmak mümkün.

64 program Eğitim Fakültelerine bağlı: Bunların 24 tanesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği programı. Yine İngilizce, Okul Öncesi Öğretmenliği ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık gibi çok tercih edilen bölümlerin de kapatılan programlar arasında yer aldığını görüyoruz. Ancak bu bölümlerin genellikle % 25 ve daha az % 50 burslu olanlarının kapatıldığını, ancak bu kontenjanların genellikle ücretli olanlara kaydırıldığını görüyoruz. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği programında ise gelecek ve istihdamla ile ilgili sorunların etkili olduğu düşünülebilir (tabii, kapatılan programlarla mezun sayısının azalacak olması, halen bu bölümü okumakta olanlar için bir avantaj olacaktır.

Bilgisayar, Biyomedikal, Elektrik-Elektronik, Endüstri, İnşaat ve Çevre Mühendisliği gibi mühendisliklerin de kapanan programlar arasında göze çarptığını görüyoruz. Ancak Çevre Mühendisliği haricindeki mühendisliklerin genellikle Vakıf üniversitelerinin Ücretli veya düşük burslu bölümleri ile MTOK kontenjanlı bölümler olduğu görülüyor. Çevre Mühendisliğinin ise Devlet üniversitelerinde kapatılması, büyük ölçüde kontenjanını dolduracak kadar tercih edenin olmamasından kaynaklanıyor.. Çevre Mühendisliği gibi Gıda Mühendisliğinin de büyük ölçüde kontenjanları dolmadığı için 8 üniversitede kapatıldığını görüyoruz.

İşletme ve İktisat gibi İİBF’lerin ana bölümleri ile türevleri olan bölümlerin de kapatma furyasından en büyük payı aldıklarını görüyoruz. 20 İktisat, 60 İşletme programı olmak üzere toplamda yüzlerce İİBF bölümü kapatıldı.

Bu durum kontenjanların puan türlerine göre artış-azalış durumunda da çarpıcı bir biçimde kendisini gösterdi. Sayısal ve Sözel bölümlerin kontenjanları 2018’de geçen yıla (2017) göre %7-8’lik artış gösterirken, Eşit Ağırlık puanlı bölümlerin toplam kontenjanları % 8-9 azaldı.

Tabii bunlar, yıllardır devam ede gelen her üniversiteye bir İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve bir Fen Edebiyat Fakültesi açma geleneğinin artık sürdürülemez olduğu, ülkenin bu kadar İktisatçı ve İşletmeciye ihtiyacının olmadığı, tematik üniversite konseptine dönülmesi gerektiği eleştirilerine nihayet YÖK’ün kulak verdiğini gösteren güzel gelişmeler.

Ancak kapatılan programlara bakıldığında çok büyük ölçüde boş kalan kontenjan sorunu kadar,  tercih ve kontenjan sorunu olmayan Vakıf üniversitelerinin % 25 -% 50 indirimli bölümlerinin de iptal edildiğini görüyoruz. Bu durum 1000 civarını bulan kapatma olayının sadece eğitim ve istihdam koşullarını değil, vakıf üniversitelerinin ticari/maddi kaygılarını da önceleyen bir tutuma işaret ediyor.

Üniversite sınav sistemi ve üniversitelerin sorunları elbette bu tür kontenjan düzenlemeleri ile bitmeyecek, ancak bir adım atıldığını görmek umut verici.

Yorum yaz

Kategoriler
E-Mail Aboneliği

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz.