ABD tipi başkanlık sisteminin özellikleri ve Türkiye’ye uygulanabilirliği

/ 1 Temmuz 2016 / / yorumsuz

ABD tipi başkanlık sisteminin özellikleri ve Türkiye’ye uygulanabilirliği

Başkanlık sistemleri arasında en başarılı ve örnek alınan sistem ABD başkanlık sistemidir. Bu sistemin dünyada normal olarak işlediği ve demokratik sonuçlarının alındığı tek ülke ABD’dir.

ABD’de yürütme organı Başkan, yasama organı iki meclisli Kongredir (Temsilciler Meclisi ve Senato). Başkan Kongreyi feshedemediği gibi Kongre de başkanı istifaya zorlayamaz..

Başkan 4 yıllık bir süre için başkan yardımcısı ile birlikte seçilir. Ülkede koşullar ne olursa olsun bu süre değiştirilemez. Başkan sadece iki devre (4+4) seçilebilir.

Başkan olmak için dört anayasal koşul vardır: ABD’de doğmuş olmak, ABD vatandaşı olmak, 35 yaşında veya üstünde ve 14 yıldır ABD’de ikamet ediyor olmak.

ABD Başkanının, Duverger’in deyimiyle “seçilmiş kralın” geniş yetkileri vardır:

Hükümet üyelerini atar. Bu üyeler için ABD’de bakan sıfatı yerine “sekreter” sıfatı kullanılmaktadır. Senato bu üyeleri onaylar. Bakanlar Kongreye karşı sorumlu değildir. Sadece başkana karşı sorumludur. Başkan istediği bakanı azledebilir.

Hükümet toplantılarında son ve kesin söz Başkana aittir. Bu konuda verilen en güzel örnek Lincoln ‘nün bir sözüdür: “Yedi hayır, bir evet, evetler kazandı”

Kongre tarafından kabul edilen yasaları iki biçimde veto edebilir.

Başkan kendi politikalarını uygulayacak kadroları bürokratik kademelere atayabilir. Yüksek dereceli memurların atamalarında senatonun onayı aranır, ancak Senato genellikle bu atamaları onaylar.

Başkan anayasaya göre silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır. Silahlı kuvvetlerin nasıl nerede ne zaman hangi biçimde kullanılacağına karar verir.

Yüksek Mahkeme Yargıçları Başkan tarafından atanır, senato tarafından onaylanması gerekir.

Dış politikada Başkan önemli kararları bizzat kendisi alır. Kimi devletleri tanıyabildiği gibi ikili antlaşmalarla ilişkileri geliştirebilir.

Başkan, Federal yasalara karşı gelmekten hüküm giymiş olanları şartlı olarak veya tamamen affetme yetkisine sahiptir.

Öncelikle başkanlık sistemine geçiş istikrarsızlığa bir çözüm olabilir fakat başkan ve yasama organı çoğunluğu farklı partilerden olduğu takdirde, sistemin belki daha ciddi tıkanıklarla karşı karşıya kalabilmesi mümkündür.

Başkanlık sistemine karşı argümanların merkezinde çoğunlukla sistemin otoriter bir sisteme dönüşeceği endişesi yatmaktadır. Bu endişeler gerçekten de haklıdır, şöyle ki; Türkiye gibi demokrasinin tam anlamıyla pekişmediği ülkelerde başkanlık sistemlerindeki gibi bir güce sahip olan başkanın keyfi uygulamaları birçok sakınca doğurabilecektir.

Özellikle ABD’de bu sistem kendine özgü niteliklerinden dolayı iyi islemektedir. Başka ülkelerde başkanlık sisteminin aynı sonuçlar vermesi şüphesiz ileri sürülemez. Başkanlık sisteminde yürütme yetkisinin tek bir kişide toplanması, seçimlerde ya hep ya hiç türünden bir politika belirlenmesi, muhalefetin yürütme gücünden belli bir süre için dışlanması, siyasal mücadele ortamının kızışmasına, siyasal kutuplaşmanın kesinleşmesine sebep olacaktır.

Yorum yaz