Anadoluculuk akımı

/ 19 Ocak 2017 / / yorumsuz

Anadoluculuk akımı

Anadoluculuk Osmanlının son dönemlerine kadar uzanır. 1918 yılında Nüzhet Sabit, Vazife Dergisinde Turancılığa karşı bir reddiye yazmakta ve Anadolu eksenli bir milliyetçiliği savunmaktaydı. Hilmi Ziya Ülken’in belirttiğine göre Anadoluculuk akımı özellikle 1919’dan sonra kuvvetlenir. Anadolu ve Dergah Dergilerinde Anadolucular bir araya gelmeye başlarlar.

Diğer Anadolucu milliyetçilere Ahmed Hamdi, Mehmed Halid, Raşid Hatipoğlu, Mehmed Sadi, Sedat Zaim Bey örnek verilebilir. Anadolucu milliyetçilik, milli uyanışı İslami bir çerçevede algılamaktaydı. Anadoluculara göre Türkler Anadoluda İslami kendi milli hasletlerine tercüme etmişler, Yunus Emre ve Mevlana’da en olgun biçimine kavuşturmuşlardı. Anadolu Türklüğünün verdiği Kurtuluş Savaşı bu ruhtan esinlenmekteydi.



Cumhuriyet sonrası Anadolucu milliyetçilik en orijinal biçimine Remzi Oğuz ve Nurettin Topçu’da ulaşacaktır. Nurettin Topçu ve onunla özdeşleşen Hareket Dergisi Türk Milliyetçiliğinin en mistik, en felsefi ve entelektüel yorumlarından birisini ortaya koymuştur.

Anadoluculuğun resmi açılımı ise Kemalizm olmuştur.

Bu iki akımın Kurtuluş Savaşında kendiliğinden doğan yakınlaşması zamanla ayrışmalara tabi olmuştur. Bu durumun en açık göstergesi Türk Tarih Tezinin inşası aşamasında Mustafa Kemal ve Fuad Köprülü arasında yaşanmıştır.

Anadoluculuk üçüncü açılımıBatıcılıkla yerliciliği uyumlaştırmaya çalışan Türk Hümanistlerinde bulmuştur. Cevat Şakir, Orhan Burian ve Azra Erhat gibi isimlerin yer aldığı bu akım ilk bakışta milliyetçi gibi gözükmemekte; tam tersine evrenselci bir söylemle donanmış bir kültürel akım profilini vermektedir. Yalnız Halikarnas Balıkçısının daha dikkatli okunması durumunda evrenselci söylemin altında yatan yerlicilik duyguları dikkat çekecektir. Anadolucu hümanistler Kemalist modernleşmecilikle uyumludurlar. Özellikle Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı sırasında Anadolucu hümanistlerin etki ve ağırlıkları hissedilmiştir.

İslami bir çizgide düşünen ve Anadolunun İslam öncesi birikimlerini pek ciddiye almayan Anadolucu milliyetçilik ile Batıcı bir çizgide düşünen ve Anadolunun İslami realitesini dışlayan Hümanist Anadolucuğun yıldızlarının barışmasının güç hatta imkânsız olduğunu belirtmeye gerek yoktur.

Yorum yaz