Bilimin temel özellikleri ve Doğru Ölçü İlkesi

/ 19 Ocak 2017 / / yorumsuz

Bilimin temel özellikleri ve Doğru Ölçü İlkesi

Bilimin temel özellikleri ;

  1. Nesnellik (Tarfsızlık/Objektiflik) ilkesi
  2. Doğru Ölçü
  3. Kanıtlama Niteliği
  4. Genelleyici olması
  5. Olması gerekenle değil, olanla uğraşması

Doğru ölçü özelliği:



Benzer koşullar altında ve aynı yöntem ile benzer veya aynı sonuçların elde edilmesi gerekliliğini ifade eder. Bir bulgunun bilimsel olması, olası her koşul ve durumda tekrarlanması ve geçerliliğinin sürekli olmasına bağlıdır. Bilimin gelişmesi için sistemli, tutarlı ve kalıcı bilgilerin elde edilmesi ölçümlerin güvenilir ve geçerli olması gerekir. Geçerlilik ve güvenilirlik ölçümün temel şartlarıdır.

Geçerlilik, bir ölçme aracının ölçülmek istenen şeyi ölçmesini ya da ne ºC ölçtüğünü ifade eder. Güvenilirlik ise özdeş veya benzer koşullarda tekrarlanan ölçümlerde aynı sonucu elde etmeyi ifade eder. Kısaca güvenilirlilik tekrar edeilebilirlik ve (her tekrarda) tutarlılığı ifade eder. Ölçümden elde edilen sonucun başka araştırmacılar tarafından da uygulandığında aynı veya benzer şekilde elde edilebilmesi gerekir.



Bir araştırmada bilimsellik koşulunun yerine getirilebilmesi için farklı araştırmacılar tarafından aynı sonuçların elde edilebilmesi gerekir. Bu da, araştırmacının nesnel (objektif) olması kadar araştırmanın kuramsal temeli olmasını, bu temel çerçevesinde değişkenlerin (olaya etki edebilecek faktörlerin) açık bir biçimde belirlenmesini, değişkenler arasındaki neden sonuç ilişkilerini açıklayan varsayımların oluşturulmasını ve bu varsayımların araştırma sonucunda elde edilen verilerle doğrulanması veya yanlışlanmasını gerektirir.

Sosyal bilimlerde ölçme için çok farklı araçlar ve teknikler mevcuttur. Peki yapılacak bir araştırmada mevcut bir teknik mi kullanılmalı, yoksa kendi ölçme aracımızı kendimiz mi geliştirmeliyiz? Bu noktada genel-geçer bir ilke yoktur. Mevcut teknikler araştırmanın amacı için yeterli ve/veya uygun olmayabilir. Böyle bir durumda araştırmacının, araştırmanın konu, kapsam ve alanına uygun ölçme teknik veya araçlarını geliştirmesi gerekebilir. Örneğin, bu nedenle Le Play işçi ailelerini incelemek için daha önce hiç kullanılmayan monografi tekniğini böyle bir gereklilik sonucu ortaya koymuş ve kullanmıştır.



Bir araştırma ancak dayandığı verilerin niteliğine bağlı olarak iyi veya kötüdür. Bu nedenle veri toplama işlemi de çok önemlidir.

Veriler kavramların ampirik temsilleridir. Ölçüm ise verileri kavramlara bağlar. Ölçme teknikleri sayısal veriler üretir. Sayısal değerler ise soyut fikirlerin ampirik temsilleri, simgeleridir. Dolayısıyla ölçme teknikleri, nesne ve olayları belli kurallara uygun biçimde niceliksel olarak ifade etmeyi ve ilişkilendirmeyi sağlar.

Niceleştirme, genellemenin en temel koşulu ve sosyal bilimleri diğer bilimlerden ayırt eden en belirgin özelliktir. Niceleştirme kategorileri, grupları, sınıflamaları sayısal olarak ifade etme ve ilişkilendirme imkanı verir.

Niceleştirme yoluyla sayısal olarak ifade edilenin sosyal varlık veya nesnenin kendisi değil, bazı temel özellikleri olduğunu da göz ardı etmemek gerekir. Bir silindirin değil, silindirin yüksekliğini, çapını, ağırlık veya sertliğini ölçebilmemiz gibi bir sosyal tutumu da ancak belirli durumlarda, belirli özelliklerini ölçebilir ve sayısal olarak ifade edebiliriz. Böylece sosyal olguları, dengesel ilişkiler sistemini ve niteliklsel farklıları formel bir matematik sistemine ve nicekilsel farklılıklara dönüştürebiliriz.

Yorum yaz