Küreselleşmenin tanımı ve küreselleşmeye yaklaşımlar

/ 19 Ocak 2017 / / yorumsuz

Küreselleşmenin tanımı ve küreselleşmeye yaklaşımlar

Küreselleşme: Teknolojik gelişmeler ve serbest ticaret anlayışının ulusal sınırları engel olmaktan giderek çıkarmasıyla, toplumlararası ilişkilerde ve ekonomik bağımlılıkta görülen artıştan kaynaklanan sosyal, ekonomik ve siyasi yapıları görülmemiş düzeyde değişime zorlayan bir süreçler bütünü şeklinde tanımlamak mümkündür.

Günümüzde giderek artan küreselleşmeyi anlamlandırma çabaları; Radikal, Şüpheci ve Dönüşümcü yaklaşımlar şeklinde 3 başlık altında ele alınabilir.

Radikaller küreselleşmeyi toplumları refaha, zenginliğe ve özgürlüğe taşıyan, insanlığı ulus esaslı kurumlaşmayı aşarak küresel bir uygarlığa götürme ihtimali yüksek bir süreç olarak görmekte ve daha çok neo liberal ön kabullerle hareket etmektedirler. Radikal yaklaşım küreselleşmeyi iyimser bir tavırla bütün insanlığa refah ve mutluluk getirecek bir süreç olarak ele almaktadır. Radikallerin temel öngörüleri; evrensel değer ve kuramların giderek yerleşeceği ve nihayetinde küresel bir medeniyetin doğacağıdır. Onlara göre serbest piyasa mekanizması hızlanan değişim sürecinden kaynaklanan sorunları mümkün mertebe çözebilecek en iyi mekanizmadır.

Şüpheci analizlerin ise ağırlıklı olarak Marksist kuram ve yaklaşımlardan hareket ettikleri söylenebilir. Şüpheci yaklaşım kapitalizmi; süreci yeni bir sömürgeciliğe dönüştürmekle itham eder ve küresel, toplumsal ve siyasi oluşumların öngörülerini hayal olarak görürler. Şüpheci yaklaşım konuya küreselleşmenin doğurduğu sorunlar perspektifinden yaklaşan; sürecin insanlığın ezici çoğunluğunu sıkıntılara soktuğuna inanan bir bakış açısıdır. Şüpheciler keskin bir tavırla radikal iddiaların iyimserliğini aldatmaca olarak değerlendirmekte, yaşanan sorun ve sıkıntıları gelişmiş kapitalist çevrelerin çıkar amaçlı politikalarının neticesi olarak görmektedirler. Bu yaklaşım ulus ile devlet arasındaki ilişkiyi sadece ekonomiye indirgediği için eksik bir yaklaşımdır.

Dönüşümcüler ise küreselleşme tartışmalarında yeni yeni kendini göstermeye başlamış, süreci ise bir realite olarak kabul etmekle birlikte, siyasi anlamda radikal değişikliklere yol açtığı iddialarını ve küresel bir uygarlığa gidildiği yönündeki öngörüleri paylaşmayan bir ekoldür. Ayrıca dönüşümcüler, radikal ve şüpheci çevreleri küreselleşme konusunda kamplaşma ve gerginlik yaratarak süreç hakkında duru bir kanaate sahip olmayı zorlaştırmakla da itham etmektedirler. Dönüşümcüler, küreselleşmeye soğukkanlı olarak artı ve eksileriyle yaklaşmak isterler. Sürecin modern toplumları ve dünya düzenini yeniden şekillendirecek ölçüde sosyal, siyasal ve ekonomik etkilere sahip olduğunu kabul etmektedirler. Ekonomik ilişkiler ve iletişim teknolojilerinin ulaştığı düzeye bakarak toplumlar arasında bilgi, finans ve ticari entegrasyonun durdurulamaz olduğu dolayısıyla küreselleşmenin dönüşü olmadığı fikrindedirler. Bu yaklaşıma göre yaşananları tarihsel bir dönüm noktası haline getiren gelişmeler; ekonomilerde hizmet sektörünün giderek ön plana çıkması ve kitle iletişimi alanında sağlanan büyük ilerlemedir.

Yorum yaz