Muhafazakârlık ve temel unsurları

/ 19 Ocak 2017 / / yorumsuz

Muhafazakârlık ve temel unsurları

Muhafazakârlık bir siyasal tavır olarak Fransız ihtilali ve modernleşme süreciyle ortaya çıkmıştır. Dolayısı ile sanayileşme, devrim korkusu ve demokratikleşme muhafazakar düşüncenin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Değişime karşı olmamakla berber yine de değişimle ilgili faydacı bir tutum içindedir.

Geleneğe önem veren muhafazakârlık, yerleşmiş adet ve kurumları sürdürmeyi yeğler, geleneğe kutsal bir özellik atfederler. Muhafazakarlar insanı mükemmel olmayan varlıklar olarak görür. İnsanı güvenlik arayan ve ait olma duygusuna sahip eksik varlıklar olarak kavramsallaştırır. Otorite muhafazakaların önem verdiği diğer bir husustur. Otorite sözleşmeden doğmaz onlara göre, otorite toplumda tabi olarak gelişir ve kurumların kökeninde vardır. Tıpkı  anne babanın çocuğu üzerindeki otoritesi gibi bu durumda toplumsal eşitsizlik de otoriteye dayalı olarak var olabilmektedir muhafazakarlara göre. Otoriteye önem vermekle beraber muhafazakârlar devlete şüpheyle bakarlar. Hükümetin sınırlı olmasını, insan tabiatını değiştirmeye çalışmamasını savunurlar.  Mülkiyet hakkının kutsal olduğunu savunan muhafazakârlar devletin bu alanda müdahale etmemesi gerektiğini düşünürler.

Muhafazakarlığın unsurları

  1. Gelenek
  2. Pragmatizm
  3. Beşeri mükemmel olmayış
  4. Organizmacılık
  5. Hiyerarşi
  6. Otorite
  7. Mülkiyet

 

a) Gelenek: Muhafazakâr düşüncenin merkezi teması “muhafaza arzusu” dur. Geleneğin kabul edilen erdemlerine, yerleşik ananelerine ve zaman içinde varlığını devam ettirebilmiş kurumlarına duyulan saygı ile yakından ilgilidir.

b) Pragmatizm: Doğruluğu ve gerçekliği tek yanlı olarak yalnızca hareketlerin sonuçları ve başarıları ile değerlendiren öğretiye Pragmatizm denir.

c) Beşeri Mükemmel olmayış: İnsan doğası anlayışı önemli ölçüde karamsardır. Beşeri varlıklar her zaman iyiye, güzele, doğruya, akla, hoşgörüye yönelmezler. Düzenin devamı için güçlü devletin, sağlam kanunların, katı cezaların varlığına ihtiyaç vardır.

d) Organizmacılık: Muhafazakârlar toplumu bireyin yaratıcılığının bir ürünü olarak görmezler. Onlara göre toplum geleneksel olarak organik bir bütün ve yaşayan bir varlıktır. Toplum çeşitli kurumlarıyla veya onun sağlığına ve istikrarına katkıda bulunan aile, yerel cemaatler, millet gibi doğal ve gerekli olanlarla inşa edilmiştir. Toplum bu parçaların toplamından ibarettir ancak ayrı bir parçadır. Genellikle geleneksel değerler ile ortak kültürün toplumun devamı ve uyumu için hayati önemi vardır.

f) Otorite: Otorite yukarıdan aşağıya uygulanır. Bilgiden, eğitimden, deneyimden yoksun olanlara kendi çıkarlarını doğru izleyebilmeleri için otorite  liderlik, rehberlik eder ve destek sağlar. Özgürlük sorumlulukla birlikte var olur. Genel olarak ödev ve yükümlülüklerin gönüllü kabulü özendirilir.

g) Mülkiyet: Mülk sahipliğine hayati bir önem verilir. Çünkü mülk sahipliği, insanlara güvenlik ve hükümetten bağımsız hareket etmesi, kanunlara ve başkalarının mülkiyetine saygı göstermesini özendirmesi bakımından önemlidir.

Yorum yaz