Müzakereci Demokrasi Kamusal Alan ve Sosyal Medya İlişkisi

/ 20 Ocak 2017 / / yorumsuz

MÜZAKERECİ DEMOKRASİ KAMUSAL ALAN VE SOSYAL MEDYA İLİŞKİSİ

Demokrasinin gelişimi, hataların farkına varılarak düzeltilmesi ve çağa uygun bir yönetim modelinin ortaya çıkması için farklı seslere ihtiyaç vardır. Bu nedenle iktidar harici görüşlerin de kendilerini ifade edebilmesi, siyasi meselelerin kamuoyu nezdinde tartışılabilmesi büyük önem kazanmaktadır ki bu noktada demokrasinin diğer temel değerleri olan “ifade özgürlüğü” ve “kamusal alan” kavramları karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda sosyal medya araçları, kendilerine has özellikleri sayesinde ifade özgürlüğünü kullanma ve kamusal alan oluşturma gibi demokrasinin temel değerlerinin gelişimi ve uygulanması açısından vatandaşlara önemli fırsatlar sunmaktadırlar.

Geleneksel medyada kendine yer bulamayan görüşler sosyal medya araçları sayesinde seslerini duyurabilmekte ve kendilerini ifade edebilmektedirler. Artık çok düşük maliyetlerle internet üzerinden televizyon yayını ve internet gazeteciliği yapmak mümkün hale gelmiş ve geleneksel medyaya alternatif sosyal medya kanalları oluşmaya başlamıştır. Facebook, Twitter, YouTube gibi sosyal medya ortamlarına yükleyerek geniş kitlelerle kolayca paylaşabilmektedirler. Bu sayede de geleneksel ve kartel medyanın görmezden geldiği veya önemsiz gördüğü konular halkla buluşmakta ve üzerine tartışılarak kamuoyu oluşturulabilinmektedir.

Sosyal medya araçları ile birlikte sivil toplum kuruluşları için de eski güçlerini tekrar kazanma ve siyasi arenada yeniden etkin olarak yer alma konusunda önemli fırsatlar oluştuğu ileri sürülmektedir. Sivil toplum kuruluşları artık kamuoyu yaratmak ve toplumsal duyarlılığı harekete geçirmek istedikleri konularla ilgili yazılı, görsel ve işitsel materyalleri özellikle sosyal medya üzerinden çok kolayca geniş kitlelere ulaştırabilmektedir. Ayrıca sosyal medya üzerinde oluşturulan gruplar, tartışma platformları ve sayfalar ile kendilerine yeni katılımcılar kazanabilmekte, var olan katılımcıların bağlılıklarını koruyarak artırabilmekte, örgütlenme konusunda önemli avantajlar sağlayabilmekte oldukları da öne sürülmektedir. Ortaya çıkan örgütlü güçlerini eyleme dönüştürmek isteyen bu sivil toplum kuruluşları, yapacakları gösteri, miting ve eylemler için fiziksel olarak ulaşamadıkları üyelerine veya diğer kişilere de sosyal medya üzerinden davet çağrıları gönderebilir, etkinlik organizasyonları düzenleyerek eylemlerinden haberdar olmalarını ve bu eylemlere katılmalarını sağlayabilirler. Nitekim ülkemizde yaşanan Gezi Parkı Olaylarında, Arap Baharında, muhalif grupların ve çeşitli ülkelerdeki sivil toplum kuruluşlarının yaptıkları eylemlerde sosyal medya üzerinden de örgütlenme faaliyetlerini sürdürerek, devlet güçlerinin organize yapısına karşı kendi organizasyon ve örgütlülük yapılarını oluşturmaya çalıştıkları gözlemlenmiştir.

Yorum yaz

Tavsiye

Toplumsal Tabakalaşma
Kategoriler
E-Mail Aboneliği

E-Posta adresinizi aşağıdaki bölümden bültenimize ekleyerek yeni yazılarımızdan haberdar olabilirsiniz.