Siyasette simgelerin işlevleri ya da siyasal simgelerin işlevleri

/ 1 Temmuz 2016 / / yorumsuz

Siyasette simgelerin işlevleri ya da siyasal simgelerin işlevleri

Bir inancın, bir dinin, bir kuruluşun, bir kurtuluşun veya bir devrimin bütün yapısı, bir kutlama veya bir anma gününde kendisini ifade etmek durumundadır ki, bu ifadenin en kestirme ve en etkili aracı da, simgelerdir. Çünkü simgeler ait oldukları olguların, olayların, düşünsel süreçlerin anlamını somut kılan, akılda kalıcı, gelenekselleşebilen, basit ama yoğunluklu ifadeler içeren materyaller veya ritüellerdir.

Siyasetin simgeler üzerinden yürütülmesiyle rejimlerin baskıcı niteliği paralellik gösterir. Bir toplumda siyaset daha çok simgeler aracılığıyla yürüyorsa, o siyaset son derece sığ ve tehlikeli mecralarda ilerliyor demektir. Simgeler, düşünmenin önündeki duvarlardır. Bayraklar, posterler, minareler, iftar gösterileri, pankartlar, rozetler, sloganlar, el-kol işaretleri, grafikler vb. bütün bunlar kitlelerin angajmanına yönelik materyal veya ritüellerdir. Simgeler aracılığıyla düşünce yürütülemez.

Elbette insanlar kendilerini ifade etmek, aidiyetlerinin temsilini sağlamak için simgelere başvururlar. Örneğin bayraklar, devletlerin aidiyetlerini belirleyen ve onların temsilleri için kullanılan farklı şekil ve renklerden oluşan materyallerdir. Mesele bu değil. Mesele siyasette ve gündelik yaşamda bu simgelerin öne çıkarılmasında. Arabaların camlarına Atatürk imzası yazdırmakla padişah tuğrası yazdırmanın hiçbir farkı yoktur; ikisi de sığlıktır. Valilik ve belediye işbirliğiyle kentin çeşitli yerlerine devasa bayraklar asmak, utanç verici bir durumdur! Bu toplumun düşün dünyasıyla, zekâsıyla alay etmektir.

Siyasette giderek artan sığlaşma, simgeler üzerinden bir yoğunlaşma oluşturuyor ki, bu da karşımıza şematize edilmiş bir toplum çıkarıyor. Bu durum, demokratikleşme süreci için büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

Yorum yaz