Türk parlamenter sisteminin genel özellikleri ve işleyişi

/ 19 Ocak 2017 / / yorumsuz

Türk parlamenter sisteminin genel özellikleri ve işleyişi

Türk parlamenter sistemi, kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı olarak işlemesi öngürülen, ancak tarihsel açıdan baktığımızda uygulamada sorunlar karşısında yetersiz kalan ve hemen her dönem tadilatlatlara konu olan bir sistem olmuştur. Teorik olarak (mevzuatta) 1924 Anayasası ile geçiş aşaması yaşanan, 1961 Anayasası ile geçilen parlamenter sistem, 1982 Anayasası ile Cumhurbaşkanlığına tanınan geniş yetkilerle yarı-başkanlığı çağrıştırır bir hale gelmiş; hatta Özal ve Demirel gibi arkasında güçlü meclis desteği bulan Cumhurbaşkanlarınca zaman zaman fiili olarak yarı-başkanlık modeline çevrilmiştir.

Parlamenter sistemde belirli şartların oluşması durumunda meclise hükümeti düşürme, cumhurbaşkanına ise meclisi fesh etme yetkisi verilmiştir. Ancak ülkemiz siyaset tarihinde ağır kriz dönemlerinde bile Parlamento çoğunluğunu elinde bulunduran partinin aynı zamanda iktidar partisi olarak yürütme gücünü de elinde bulundurması nedeniyle bu yetki kullanılmamıştır. Bu fesh etme yetkisi ancak, hükümetlerin daha güçlü bir parlamento desteği ile yeniden iktiadar gelmek için başvurduğu bir yetki olmuştur.

Diğer bir açmaz da koalisyon hükümetlerinden kurtulmanın güçlüğüdür. Uygulanan nispi seçim sistemi koalisyonlara neden olmaktadır. Örneğin Fransa’da 1958 öncesi 70 yılda 104 hükümet kurulmuştur. Almanya’da Weimar Cumhuriyeti döneminde (1919-1933) de benzer bir durum görülmüştür. Ülkemizde de benzer bir durum söz konusudur: 93 yılda 65 hükümet kurulmuş, özellikle 1970-1980 arasında hükümetlerin ortalama ömrü 1 yıldan az olmuştur (10 yılda 13 hükümet kurulmuştur).

Aynı şekilde iktidar partisinin meclis çoğunluğuna da sahip olması, yürtüme ve yasama organları arasındaki kuvvetler ayrılığı ilkesini ve kontrol ve denge (checks and balances) ilkesini ortadan kaldıran sonuçlar doğurmaktadır. Örneğin, Parlamenter sistemin temel özelliklerinden birisi olan hükümetlere hesap sorulabilirlik ülkemizde genellikle çalıştırılamamaktadır. Ancak ülkemizde kamuoyunun yolsuzluğun varlığını açıkca gördüğü durumlarda bile hükümet ya da ilgili bakana koalisyon hükümetlerinde sorumluluğun yek diğerine atılması nedeniyle, tek parti iktidarında ise meclis çoğunluğunun zaten iktiadarda olan partide olması nedeniyle hesap sorulamamaktadır.

Yorum yaz