1. Ünite: Felsefeyi Tanıyalım

/ 5 Mart 2022 / / yorumsuz

Felsefeyi Tanıyalım Ünitesi Kavramlarla Konu Özeti

“Felsefe, akla dayalı gerekçelerle kendini haklı çıkartma
çabasında olan rasyonel (akılsal) bir düşünme etkinliğidir.”

Immanuel Kant

“Felsefe nedir?” sorusu dünyanın en çok sorulan sorusu değilse bile, en fazla cevaplanan sorularından birisidir. Kant’tan alıntıladığımız yukarıdaki tanım da felsefe tarihindeki onlarca, yüzlerce felsefe tanımından birisidir. Bu nedenle bir felsefe tanımı yapmak yerine felsefeyle ilgili bazı saptamalar yapacağız:

  • Felsefe soruları, ele aldığı konular bakımından tek cevabı olan sorular değildir. Çoğu zaman her çağda tekrar tekrar sorulan ve kişiye, çağa ve topluma göre değişen farklı cevaplar verilen sorulardır.
  • Felsefe, aklın soru odaklı bir işleyişidir. Felsefede akıl, köklü sorulara özgün, köklü ve bütüncül cevaplar vermeye çalışır.
  • Felsefe yapmak evren ve insanın evrendeki yeri, doğayla ilişkileri gibi konularda düşünmek demektir. Bu nedenle evrenle, doğayla ilgili bilgilerimiz arttıkça felsefenin bakışı ve ortaya konulan görüşler de değişir.
  • Felsefe aynı zamanda pratik yaşamla, eylem ve değerlerle ilgilidir. Bu değerlerin ve insan yaşamının anlam ve amacının ne olduğunu da sorar.
  • Felsefi düşünme, beraberinde sanatsal yaratıcılığı, bilimsel araştırma ve düşünmeyi de harekete geçirir.
  • Felsefe bilim ve sanat gibi diğer bütün insan etkinliklerini de düşünmesine konu edinir.

Felsefenin Terim Anlamı

Felsefe (Philiasophia) bilgelik sevgisi anlamına gelen, Eski Yunanca Philia (sevgi) ve bilge (sophos) sözcüklerinin birleşimiyle oluşan bir terimdir.

Felsefenin kesin ve tek bir tanımı yoktur. Filozoflar kendi felsefe anlayış, amaç ve öğretilerine uygun farklı tanımlar yapmıştır.

Felsefe ve Düşünme

İnsan düşünme yoluyla duyusal verileri kavrar ve anlamlandırır. Böylece bilgiye ulaşır ve bu bilgiyi kullanarak çevresini değiştirir.

İnsan sadece düşünen ve eylemde bulunan değil, düşünceleri ve düşünme biçimi üzerine de düşünen bir varlıktır. Örneğin; bir eylemde bulunurken sadece eylemi düşünmeyip aynı zamanda o eylemin nedenleri ve sonuçları hakkında; hatta eyleme karar verme sürecindeki düşünme biçimi üzerinde de düşünürüz. Felsefeyi ortaya çıkartan da insan düşünmesinin bu bilinçli ve dönüşümlü yapısıdır.

Felsefenin Ortaya Çıkışı

Felsefenin ortaya çıkışı ile ilgili üç düzeyden söz edilebilir:

  • Belirli bir kültür ve uygarlık düzeyine ulaşan her toplumda bilinçli ve anlamaya yönelik bir düşünme;
  • İnsan yaşamına yön verecek bilgiler bağlamında felsefe, yani eski adıyla “hikmet” veya “sophia” (bilgelik);
  • Belirli sorunlar çerçevesinde sistemli, akla dayalı (rasyonel) ve eleştirel düşünme yani “teoria” olarak felsefe.

Felsefenin ortaya çıkışında birçok eski uygarlığın katkısı vardır:

Sümer ve Mısır Uygarlığı astronomi, tıp ve matematik alanındaki bilgileri; Eski Çin, Hint ve İran Uygarlıkları yaşama yönelik öğretileri ile katkıda bulunmuştur.

Günümüzdeki anlamıyla (teoria olarak) felsefe Anadolu ve bugünkü Yunanistan’daki şehir devletlerinde yaşayan, Eski Mısır ve Mezopotamya’ya giden tüccar ve denizci İyonlar eliyle MÖ 6. yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Felsefi Düşüncenin Özellikleri

Felsefi düşüncenin belli başlı özellikleri şu şekilde sayılabilir:

  • Sorgulayıcı ve eleştirel olma:

Felsefe ele aldığı konuları kendi iç tutarlılığı, mevcut bilgi birikimine aykırı olup olmadığı, gözlem ve deneyimlere uyup uymadığı gibi açılardan sorgular. Günlük yaşamda hemen kabul ettiğimiz birçok bilgi, kanı ve görüş felsefe için bir sorgulama ve eleştiri konusudur.

  • Bilmeyi isteme ve merak etme:

Merak ve bilme isteği her türlü bilgiye, bilmeye yönelik etkinliğin olduğu gibi felsefenin de ortaya çıkması ve sürdürülmesini sağlayan temel motivasyon kaynağıdır.

  • Öznel olma:

Felsefe, filozofun kişisel eğitimi, birikimi, yaşantıları ve içinde yaşadığı çağ ve topluma özgü özelliklerden etkilenerek gerçekleştirilen bir etkinliktir. Bu açıdan felsefe kişiye bağlı, kişiye göre değişen, yani öznel (subjektif) bir etkinliktir.

  • Dogmatik değil, şüpheci olma:

Özellikle gündelik ve dinsel bilgi ve tutumla karşılaştırıldığında felsefenin tavır olarak her türlü dogmadan ve dogmatik düşünme biçiminden uzak ve her şeye öncelikle kuşkuyla yaklaştığı, ön kabuller ve yargıları öncelikle kuşkuyla karşılayıp sorguladığı görülür.

  • Refleksiyonlu olma:

Bilinçli bir varlık olarak insanın ve insan düşünmesinin en temel özelliği olan “düşünceleri ve düşünmesi üzerine de düşünme” felsefenin ayırt edici özelliklerinden birisidir. Filozof sadece bazı konularda birtakım fikirler ortaya atan kişi değildir; aynı zamanda bu fikirlerin gerekçelerini ortaya koyan, bu fikre nasıl ulaştığının hesabını veren, bu süreçteki düşünme yol ve yöntemini üzerine de düşünen kişidir. Bu durum felsefenin düşünce üstüne düşünme, bilgi üzerinde bilgi olması, yani refleksiyonlu bir bilgi olması sonucunu doğurur.

  • Birikimli (yığılgan) olma:

Felsefi düşünme çağa, topluma ve kişiye göre değişen, yani öznel ve göreceli bir bilgi olması nedeniyle aynı konu ve sorunlar yüz yıllar ve bin yıllar içerisinde defalarca ele alınır. Aynı sorun ve konular değişen çağın ve toplumun koşullarına, gelişen bilimsel bilgilere göre yeniden ele alındığından ortaya yeni ve farklı felsefi fikirler, görüşler çıkar. Bu durum felsefenin birikimli olarak zenginleşmesini sağlar.

  • Rasyonel olma:

Felsefe ve felsefi düşünme temelini insanın akıllı bir varlık olmasında bulan, akla dayanan (rasyonel) bir etkinliktir.

  • Sistemli olma:

Felsefe gelişi güzel bir düşünme değil, sistematik bir düşünmedir. Günlük yaşamda ve sanatta herhangi bir konuyla ilgili, herhangi bir fikir ortaya atılabilir; felsefede ise ortaya konulan her fikir ilişkili olan, o olaydan etkilenen veya o olayı etkileyen faktörler, ilişkili olduğu bütün göz önünde bulundurularak ortaya konulur. Bu açıdan felsefi düşünme sistematik (dizgeci) bir düşünmedir.

  • Mantıksal açıdan tutarlı olma:

Akla dayalı bir düşünme biçimi olarak felsefi düşünme de ayrılmaz biçimde akıl ilkelerine bağlıdır.

  • Evrensel olma:

Felsefi düşünme hem konusu hem iddiası açısından evrenseldir. Konusu varlık, bilgi ve değerler gibi bütün insanlık ve evrenle ilişkilidir. İddiası da evrensel olarak geçerli bilgi ve görüşler ortaya koymaktır. Dolayısıyla her felsefi fikir, tüm toplum ve çağlara seslenen ve herkesin yararlanmasına ve eleştirisine açık olma anlamında da evrensel bir fikirdir.

  • Olması gerekeni de konu edinme:

Felsefi düşünme ya da araştırma özellikle bilimden farklı olarak olması gerekeni, değerleri ve amaçları da konu edinir.

  • Tekil olanı değil, genel olanı arama:

Felsefi düşünme tekil olay ve yargıların arkasındaki genel ilke ve değerlere ulaşmaya çalışır.

Felsefenin İşlevleri

Felsefe de, din, bilim, sanat vb etkinlikler gibi bireysel ve toplumsal bazı işlevleri yerine getirir.

Felsefenin bireysel işlevleri:

  • Kendini tanıyabilme ve yaşamına yön verebilme
  • Ön yargılardan uzak, farklı fikirlere açık olabilme
  • Özgür ve yaratıcı düşünebilme
  • Çok yönlü bakış kazanabilme
  • Olgu ve olayları akıl yoluyla çözümleyebilme
  • Düşünce ufkunu genişletme
  • Farklı fikir ve kişilere karşı hoşgörülü olma
  • Yaşamın anlamı ve değeriyle ilgili eleştirel bir bilinç geliştirme

Felsefenin toplumsal işlevleri:

  • Ortak bir kültürün oluşması
  • Farklı toplulukların bir arada yaşamasını kolaylaştırması
  • Toplumsal grupların birbiri hakkındaki ön yargılarının giderilmesi
  • Yaygınlaştığı toplumun bir bilgi toplumu olmasını sağlaması
  • İnsanların kendini özgürce ifade edebileceği bir toplum oluşturulması
  • Bilimlerin gelişmesi
  • Demokrasi bilinci kazanmış bir toplum olunması
  • Toplumların geleceğinin planlanması
  • Akla ve iradeye değer veren bir toplum olmasına katkı sağlaması